Monday, 19 July 2010

1907

Fenerbahce, hayat gibidir, seni, beni, aldigin nefesi, okumayi, ogrenmeyi, sonra is bulmayi, para kazanmayi anlatmak istersen Fenerbahce'den baslayabilirsin cumlene. Hicbir zaman tatmin yoktur bunyende ve hep daha fazlasini istersin, ve hayat, ve Fenerbahce sana vermez istedigini. Sinir olursun. Ama umudunu hic yitirmezsin. Hep beklersin. Belki de bizi bu limana baglayan da budur kimbilir. Kolay para akli bastan alir goturur, ama hisleri de birer birer curutur. Ugrasmadan, alin teri akitmadan kazanilan her ne olursa olsun bir zaman sonra sekersiz cay, buzsuz raki gibi gelir, ister ufleyerek ister yudum yudum ic, tat alamazsin. Ve hayat kolay kolay sunmaz boyle seyleri. Kirkdokuz tane sayidan alti tanesini birturlu tutturamaman da bundandir. Ve bu yuzden Messi Fenerbahce'de degildir.

Hem hayat hem Fenerbahce once burnundan getirir, sonra ucundan koklatir, sonra daha fazla burnundan getirir ama yine de en olmadik zamanda isinden olup evine donerken ya da sadece son maclarla sampiyonluklar verdikce yine de yarin icin umidin vardir. Bir mucize olacak dersin, yarin yeni is bulacagim, bomba transfer yapacagiz dersin. Carlos'u gonderdik ama evelallah Ronaldo'yu bile aliriz dersin. Velhasil kelam, yitirmezsin umidini.
Patrona saydirirsin, baskana giydirirsin, hakemin yedi sulalesini elden gecirirsin ama yarin olmasa da belki yarindan sonra, bu sene olmasa da belki gelecek sene yeni is bulacaksindir, yeniden sampiyon olacaksindir ya da hic olmazsa Cimbom'a patlayacaksindir. Buna da sukur dersin. Parasi az ama bu is de fena degil, bu sene de kupayi alamadik ama Cimbom'a da iyi caktik dersin.

Hem hayat hem de Fenerbahce sana sabretmeyi, beklemeyi ogretir. Yeni dogmus cocugunun bir gulumsemesi icin neler vereceksen, Turkiye kupasini kaldiran kaptanini gormek icin de ayni seyi verirsin. Para ile alamayacagindir butun bunlar, sevmekle, umutla alinacak hazlardir ancak.

Cok canin yanar, hic rahat yuzu goremezsin belki ama yine de yitirmezsin ne hayata olan ne de Fenerbahce'ye olan sevgini ve umudunu. Yitirmemelisin de. Cunku Fenerbahce hayat gibidir.

Fenerbahce'liler gununuz kutlu ve de mutlu olsun efendim.

Saturday, 10 July 2010

Dunya Kupasini kazanan belli!!


Valla gonullerdeki kazananlar kazanamayinca Dunya Kupasinin asil sahibini belirlemek bize kaldi. Dunga'nin Brezilya'si Hollanda'nin cirkef oyunuyla havlu atip, Maradona'nin Arjantin'i de insana kurdesenler cikartan, hadi artik ulan dedirten futboluyla Ispanya'ya elenmesi, Almanya ve Uruguay'in da Arjantin ve Brezilya'yi eleyen yukarida bahsettigimiz iki guzide takima elenmesinden sonra 2010 Dunya kupasinin yeni sahibi belli oldu diyebiliriz!! Nasil diyoruz bunu peki, biraz "Yemisim Ispanya-Hollanda finalini" diyerek basliyoruz cumlemize. Gerisini biraz damarimizdan once kirmizi beyaz akan daha sonra da sari ve lacivert'e donen kanla sunu soyluyoruz.
2010 Dunya Kupasini once Turkiye daha sonra da Fenerbahce kazanmistir. Gidin bakin Fifa web sitesine! Goremeyeceksiniz tabi boyle bir ibare ama biz kazandik kardesim. Bir kere bizim Mesut Ozil'imiz vardi Dunya kupasinda! Herkes gordu ve biraz abartarak goklere cikardilar bizim adamimizi. Elimizden kacirmisiz, Almanya'ya kaptirmisiz kime ne! Mesut Ozil 2010 yilinda kupayi bize getiren bir isim.


Ikinci isim ise tabi ki Fenerbahce'nin nadide futbolcusu Lugano. Uruguay'mis Forlan'mis hikaye. Lugano, Mesut Ozil'le birlikte kupayi bize getiren diger isim. Evet sevgili okuyanlar, 2010 Dunya Kupasi sahibini buldu. Darisi 2014'e.