Iki cesit toplum var su dunya uzerinde, biri somuren, digeri somurulen. Ben ilkeliyim, muslumanim, vicdan sahibiyim, asla ve asla somurmem diyorsaniz, o zaman siz somurulen gruptasiniz. Medeni milletlerin, medeni olmak icin ihtiyac duyduklari servete, soze ve guce nasil sahip olduklarini dusunuyorsunuz? Somurduler, hem de milletleri iliklerine kadar somurduler. Yuzyillar oncesinde savaslarin simdiki boyutlara gelemeyecek kadar tehlikesiz oldugu donemde atladilar atlarina, gemilerine, soydular Afrika'nin, Asya'nin, Amerika'nin gariban milletini. Geride birbirlerini avutmalari icin kendi dinlerini biraktilar. Bir Afrika'linin sozunu hatirliyorum, nereden okudugumu hatirlamasam da. Onlar gelmeden once topragimiz vardi, simdi topragimiz yok ama dinimiz var. Butun bu kaba kuvvet sona erip de bu adamlar ellerini kollarini sallaya sallaya dunyayi soyamaz hale geldiklerinde artik yeni stratejiler belirlemeleri gerektigini anladilar. Artik hizli soygunlar degil de yavas yavas, sinsice soymak lazim gelirdi bu toplumlari. Zaten soyulmus, sogana cevrilmis milletler bu densizlerin sozunden de cikmaz, cikamaz olmustu. Sozde bagimsizliklar ilan ettiler. Ama analarinin kara memelerinden akan ak sutun bir yudumu onlarinsa diger yudumu bu densizlerindi artik. Bir cocuk dogurdularsa kendi gelecekleri icin, bir tane de bu densizler icin dogurdular.
Biz Anadolu'ya yerlesmis insanlar, kendi orfumuz adetimizle, onlar gibi olamadik. Kaba kuvveti sevdik, asmayi kesmeyi sevdik, savasmayi sevdik ama teba olusturmayi pek onemsemedik. Yuzyillarca somuremedik, umursamadik. Ozgur biraktik, dinine, imanina karismadik. Gelecegi pek dusunemedik. Devran donup de islerin sadece topraktan ibaret olmadigini anlayinca, topragimizin cogunu kaybetmistik bile. Her karis topragimizi kaybetmekten mucize eseri kurtulduk. Densizler gozunu bize dikmis bekliyorlardi, uygun zamani. Doksan yil once Canakkale'nin serin sularini icmekle yetindiler sadece. Pes etmedik ama yiprandik. Pes etmediler, beklediler. Yuzyillarca yuk sirtladik, ticaret yaptik, kazik attik, kazik yedik bizim vatanimizda, komsularin vataninda, hepimizin vataninda.
Sabirla yaklastilar, sevmedik, sevdirdiler kendilerini. Anlamadik onlari, ogrettiler kendi dillerini. Konusmadik, dinlettiler kendilerini.
Biz hic komsunun malina goz dikmemistik ama komsularimizla dusman olduk birdenbire.Topragimizi kaybedecegiz sandik, sarildik birbirimize ama benligimiz gitmisti artik. 90 yil onceki degerleri savunuyorduk hep ama artik dusman olmustuk herkese. Neden oldugunu bile anlamadik. Sover olduk birbirimize, dover olduk. Kendimizi bile kaziklar olduk. Dimdik ayaktaydik ama uyuyorduk ayakta.
Yavas yavas geldiler. Yetmis yilda geldiler. Bugun milletin meclisinde konferans verdiler...