Galatasaray hicbir zaman Fenerbahce'ye 6-0 yenilmenin, Besiktas da hicbir zaman Liverpool'dan sekiz yemenin uzerine sunger cekemeyecek. Fenerbahce ise istedigi kadar ugrassin UEFA kupasinin cok da onemli birsey olmadigina insanlari ikna edemeyecek. Ya da 30 senedir kupa alamamasini aciklayamayacak.
Butun bunlar zamaninda yasanmis eziklikler olarak tarihe gecmis durumda.
Herbirinin digerleri uzerinde bir alay konusu ya da baski olusturacagi kesin. Uzun sure de, yani en azindan bizim jenerasyonumuz boyunca boyle olacak.
Ama isi muhasebeye doktugunuzde, eziklikler ve basarisizliklari birbirleriyle karsilastirip kendi kendinizi tatmin etmeniz mumkun oluyor. Yani bir nevi 3 buyukler masturbasyonu. Liverpool'dan 8 yiyecegime Pendik'e elenirim diyerek. Ya da UEFA kupasini alacagima, Galatasaray'a alti tane cakarim ohh gibi.
Sonucta rezil olmakla basarisiz olmak bizim memlekette o kadar abartilabilir ki, ulusal gazetelerde bile taraftarlarin birbirleri ile dalga gectikleri sakalar yayinlaniyor derbilerden ya da kupa maclarindan sonra. Yani neymis, rezil olmayacakmissin.
Gelelim, Young Boys macina. Bursa'ya sampiyonlugu kaybedisi timsah yuruyusuyle kutlama rezaletinden sonra Sampiyonlar ligine gitmek icin tur maclarina cikacagimiz belli oldugunda isin kolay olmayacagi belliydi. Neyse ki ilk turda Young Boys diye adi sani duyulmamis bir takim denk geldi. Ama malesef, hazir olmayan bir takim, yeni teknik direktor, vesaire. Olmadi, gecemedik. Peki gecseydik ne olacakti.
Bir sonraki turda Tottenham ile eslesmis olacaktik. Ben Ingiltere'de Tottenham takimini desteklerim. Sebeplerini eski yazilarda yazmistim bir miktar. Tottenham, gectigimiz sene bir oncekinin uzerine bolca koyarak beklenenin cok uzerinde bir performans gostererek Sampiyonlar ligine kalmak icin cok buyuk avantaj elde etti. Kanaatimce gayet de guzel bir takim olusturdular gecen sene. Ve bu sene de en cok istedikleri sey Sampiyonlar ligine kalmakti. Hem teknik direktoru hem de futbolculari birkac roportajda bunu dile getirdiler Young Boys macindan once.
Iste boyle bir durumdayken, ben sahsen Tottenham'i karsimda Sampiyonlar ligine cikmak icin tur macinda gormek istemezdim ne yalan soyleyeyim. Eger sans eseri Young Boys'u gecebilmis olsaydik, istekli, hisrli, ac bir takimin karsisinda bulacaktik kendimizi.
Ve sonu basit bir elenme hikayesinden de ote olabilirdi. Tottenham'in Young Boys'a dun gece yaptigindan daha fazlasini Fenerbahce'ye yapabilecegini ve dolayisiyla medya ve yonetim baskisiyla Aykut Kocaman ve yeni kurulan bir takimin uzerine anlamsiz bir gerginlik bineceginden emin olabilirdiniz. Dolayisiyla neymis, Young Boys gibi bir takima, hazirliksiz oldugumuz icin elenmis olduk. Ne diyelim, vezir olamadik ama en azindan rezil de olmadik.
Thursday, 26 August 2010
Wednesday, 25 August 2010
Fenerbahce yine misilleme pesinde!

"Fenerbahce were the only team who sent an official [transfer] proposal but it's already decided that I'm not going."
Bunu Robinho soylemis bugun. Cevirisi kisaca, resmi olarak sadece Fener'den teklif aldim ama gitmiyorum. Yonetim buyuk ihtimalle Aurelio transferinden sonra yine eskisi gibi Besiktas'la sidik yaristirma, misilleme sacmaligi denemesi yapmis ama basarisiz olmus. Bence Ilhan Mansiz'i futbola geri dondurmeye calissinlar. 2-3 sene sonrasinda da Tuncay Sanli icin kapisiriz artik. Hay Allahim!
Yeter Artik Aykut Kocaman!!
Yeter artik Aykut Kocaman, o kadar adam aliniyor, istemedigin adam klupten hemen uzaklastiriliyor, ama hala duzgun futbol yok. Sen gecen sene koca bir sene boyunca bu takimi izlemedin, eksiklerini gormedin mi, armut mu topladin butun sene. Daum'un ipini cekerken iyiydi. Simdi koltuga oturdun ama icraat yok. Yazik.
Su ilk paragrafi cok gonul rahatligiyla yazdim. Gercekte uzaktan yakindan hic alakam yok bu dusuncelerle ama eminim gazeteci bozmasi kazmalar bu tur yazilari kenarda yazmis bekliyorlar. Hazirda dursun da hemencecik kopyala yapistir yapariz bir iki haftaya kalmaz diye dusunmekteler. Ben onlar icin buradan kopyalasinlar diye yaziverdim biraz aslinda. Fenerbahce Daum'u biraz alakasiz bir sekilde gonderdi ve Aykut Kocaman'i bir o kadar alakasiz, abuk bir sekilde getirdi ama bu takimin basina kim gelsin istersin diye sorsalar heralde yuz tane Fenerbahce'liden doksan dokuz tanesi Aykut Kocaman gelsin derdi. Ben de yonetimin Aykut Kocaman'i once tecrubeli bir teknik adamin yaninda yardimci olarak oturtmasini sonra da basa gecirmesini dilerdim. Ama tabi bizim yonetim, leblebi cekirdek gibi teknik direktor degistirdigi icin Aykut Kocaman'in bu takimin basina ancak boyle gecmesi mumkun olabildi.
Artik eskiyen bir takim ve eksigi gedigi bir turlu kapatilamayan bir kadro var elde. Ve degisim kisa surede olan birsey degil, zaman tanimak, Trabzon'dan uc yemek, Avrupa'dan elenmek gerekiyor. Olacakla olecegin onune gecilmez derler ya iste, oyle.
Eger simdiye kadarki gibi yurtdisinda taninan, sukse yapmis bir teknik direktor getirip kisa zamanda cok isler yapmak niyetine girerse yonetim, bunun sonunun yine bir husranla sonuclanmasi hic de anormal olmayacak. Dolayisiyla boyle bir teknik direktor getirildiginde, verilen milyonlarca euro karsiliginda ya sadece kupa beklememek ya da boyle bir teknik adam getirmemek gerek. Eger illa Jose Mourinho'yu getirecegim, bir de yaninda Ronaldinho'yu alacagim dersen, o zaman Jose'nin yanina bir de Turk yardimci oturtup Jose, Trapattoni, Aragones, Daum ya da herkimse, adamin kafasinin icine girmek, aldigi herbir euro'nun hakkini vermesini ve etrafindakileri egitmesini saglamak sart. Bunu siz yanina koyacaginiz yardimciyla yapabilirsiniz ancak. Tabi dogru kisiyi secebilirseniz. Ve bunu hizla yapmak, devamli yapmak, durmadan butun bilgiyi cekmek lazim, malum yonetim sene sonunda Jose'ye de kapiyi gosterecektir cunku.
Bu sene oyle olmadi, Daum'a tekmeyi basarken Aykut geldiginde ikinci olasilik bas gosterdi. Yani az para verilen, camianin icinden, Fenerbahce'yi anlayan, futbolu anlayan, teknik adamligi ise buyuk basarilarla henuz tescillenmemis. Ac, kazanmak isteyen, kaybetmek istemeyen, gol atinca sevinen, yiyince uzulen, Fenerbahce umurunda olan, Fenerbahce'li umurunda olan bir teknik adam.
Ve bu hareketiyle yonetim artik ister istemez, bu isin kisa sureli olmayacagini da biliyordur diye umit ediyorum. Bu belki de Fenerbahce yonetimi icin de bir devrim niteliginde olabilir. Eger sene sonunda sampiyonluk gelmezse ve hatta yine rezil olunarak kacirilirsa ve yonetim buna ragmen Aykut Kocaman ile devam ederse dusunceler degisiyor demek olabilir. Simdiden hicbirsey belli degil tabi, bekleyip gormek lazim.
Aykut Kocaman bu takimin tarihinde yer etmis birisi, onu Fenerbahce'den Fenerbahce'yi de ondan ayri dusunmek zaten olmaz. Ayni seyi Ridvan icin de dusunuyorduk ama onunla cikilan yolun sonu Daum'la, Aragones'le cikilandan farkli olmadi malesef. Ama bu sefer farkli olacak inaniyorum. Fenerbahce devrimi olacak bu. Sampiyonlugun birinci amac olmayacagi bir devrim.
Inanmak istiyorum buna.
Su ilk paragrafi cok gonul rahatligiyla yazdim. Gercekte uzaktan yakindan hic alakam yok bu dusuncelerle ama eminim gazeteci bozmasi kazmalar bu tur yazilari kenarda yazmis bekliyorlar. Hazirda dursun da hemencecik kopyala yapistir yapariz bir iki haftaya kalmaz diye dusunmekteler. Ben onlar icin buradan kopyalasinlar diye yaziverdim biraz aslinda. Fenerbahce Daum'u biraz alakasiz bir sekilde gonderdi ve Aykut Kocaman'i bir o kadar alakasiz, abuk bir sekilde getirdi ama bu takimin basina kim gelsin istersin diye sorsalar heralde yuz tane Fenerbahce'liden doksan dokuz tanesi Aykut Kocaman gelsin derdi. Ben de yonetimin Aykut Kocaman'i once tecrubeli bir teknik adamin yaninda yardimci olarak oturtmasini sonra da basa gecirmesini dilerdim. Ama tabi bizim yonetim, leblebi cekirdek gibi teknik direktor degistirdigi icin Aykut Kocaman'in bu takimin basina ancak boyle gecmesi mumkun olabildi.
Artik eskiyen bir takim ve eksigi gedigi bir turlu kapatilamayan bir kadro var elde. Ve degisim kisa surede olan birsey degil, zaman tanimak, Trabzon'dan uc yemek, Avrupa'dan elenmek gerekiyor. Olacakla olecegin onune gecilmez derler ya iste, oyle.
Eger simdiye kadarki gibi yurtdisinda taninan, sukse yapmis bir teknik direktor getirip kisa zamanda cok isler yapmak niyetine girerse yonetim, bunun sonunun yine bir husranla sonuclanmasi hic de anormal olmayacak. Dolayisiyla boyle bir teknik direktor getirildiginde, verilen milyonlarca euro karsiliginda ya sadece kupa beklememek ya da boyle bir teknik adam getirmemek gerek. Eger illa Jose Mourinho'yu getirecegim, bir de yaninda Ronaldinho'yu alacagim dersen, o zaman Jose'nin yanina bir de Turk yardimci oturtup Jose, Trapattoni, Aragones, Daum ya da herkimse, adamin kafasinin icine girmek, aldigi herbir euro'nun hakkini vermesini ve etrafindakileri egitmesini saglamak sart. Bunu siz yanina koyacaginiz yardimciyla yapabilirsiniz ancak. Tabi dogru kisiyi secebilirseniz. Ve bunu hizla yapmak, devamli yapmak, durmadan butun bilgiyi cekmek lazim, malum yonetim sene sonunda Jose'ye de kapiyi gosterecektir cunku.
Bu sene oyle olmadi, Daum'a tekmeyi basarken Aykut geldiginde ikinci olasilik bas gosterdi. Yani az para verilen, camianin icinden, Fenerbahce'yi anlayan, futbolu anlayan, teknik adamligi ise buyuk basarilarla henuz tescillenmemis. Ac, kazanmak isteyen, kaybetmek istemeyen, gol atinca sevinen, yiyince uzulen, Fenerbahce umurunda olan, Fenerbahce'li umurunda olan bir teknik adam.
Ve bu hareketiyle yonetim artik ister istemez, bu isin kisa sureli olmayacagini da biliyordur diye umit ediyorum. Bu belki de Fenerbahce yonetimi icin de bir devrim niteliginde olabilir. Eger sene sonunda sampiyonluk gelmezse ve hatta yine rezil olunarak kacirilirsa ve yonetim buna ragmen Aykut Kocaman ile devam ederse dusunceler degisiyor demek olabilir. Simdiden hicbirsey belli degil tabi, bekleyip gormek lazim.
Aykut Kocaman bu takimin tarihinde yer etmis birisi, onu Fenerbahce'den Fenerbahce'yi de ondan ayri dusunmek zaten olmaz. Ayni seyi Ridvan icin de dusunuyorduk ama onunla cikilan yolun sonu Daum'la, Aragones'le cikilandan farkli olmadi malesef. Ama bu sefer farkli olacak inaniyorum. Fenerbahce devrimi olacak bu. Sampiyonlugun birinci amac olmayacagi bir devrim.
Inanmak istiyorum buna.
Subscribe to:
Posts (Atom)