Thursday, 31 July 2008

Ali Cevat Akkoyunlu vs Cumhur Oranci

Bunu soylerken arada Glenn Meade kaynayip gidiyor. Halbuki kitaplari yazan o.
Neyse efendim, Glenn Meade'i biraz yazalim, sonra nedir derdimiz anlatiriz. Glenn Meade bir Irlandali yazar. 6 tane romaninin hepsi Dogan Kitap tarafindan Turkiye'de yayimlanmis.
Peki bizim derdimiz nedir?
Ilk 5 tanesini ceviren kisi Ali Cevat Akkoyunlu ve sonuncusunu ceviren isim ise Cumhur Oranci.
Kimseye kisisel bir onyargimiz yok ama son kitabinin cevirisi ilk kitaplar kadar guzel olamamis malesef. Bir aceleye gelmislik var, yarim yamalak cumleler, tekrarlanan ifadeler.
Glenn Meade'in Brandenburg'undaki tadi Seytanin Muridi'nden alamamamiz belki sadece ceviri ile ilgili degil ama Dogan Kitap neden cevirmen degisikligine gitmis merak ediyorum.
Yeni kitaplar ve guzel ceviriler bekliyoruz, hem Glenn Meade abimizden hem de Dogan Kitap'dan.

AKP kapatilmadi, MTK kapatilsin!

tivideo.tv'nin mi benim internet baglantimin mi azizligidir bilmiyorum ama yarim yamalak seyredebildim dun aksamki maci. Yeni teknik ekip ve yeni futbolculari ilk kez izleme firsatim oldu. Ilk gozume carpan Fenerbahce'nin pas yuzdesinin oldukca fazla olmasi. Bu Aragones'in Ispanya Milli Takimi uzerinden gelen bir durum gibi gozukse de Fenerbahce'nin gecen sene icinde de ozellikle onemli maclarda pas yuzdesi yuksekti. Bir de gecen seneye gore daha hareketli gozuktu futbolcular. Fenerbahce'nin MTK'dan kac misli ustun oldugunu Sinan Engin'in hesap makinasi gibi calisan kafasina sormak lazim ama aradaki farkin acik ara Fenerbahce'den yana olmasi iki takimi karsilastirmanin gereksizligini gosteriyor.
Bu turu dusunmenin anlami yok artik. Bir sonrakini dusunmek lazim.
Gelen giden, eski sistem, yeni sistem karsilastirmalarina bakinca birkac sey soylenir. Selcuk'u Istanbulspor'dan geldiginden beri hep begenmisimdir. Gecmisteki garip top kayiplari yuzunden isliklandigi zamanlarda da cok umursamamistim, konsantrasyonunu daha yuksek tutarsa bu tur hatalari zamanla yapmayacagi kesin. Marco'nun muadili gibi gosteriliyor su anda, defansif ozellikleri goz onunde bulundurularak. Ama su bir gercek ki Marco'nun eksikligini kapatabilecek kadar iyi olsaydi gecen sene yedek kalmazdi. Kendini ozellikle isabetli paslar konusunda gelistirmesi lazim. Ve ozellikle ve ozellikle abuk sabuk sari kart gorme aliskanligindan kurtarmasi gerek, yoksa iki macin birinde oynayamayacak kadar verimli olabilecek Fenerbahce'ye. Marco'ya gore ustun oldugu yonu ise sut atabiliyor olmasi.
Gazeteleri bir yokladim, bir Kazim cilginligi var. Kotu futbolcu degil ama o kadar kolay bir rakip kanadina denk gelince cosmasi normal. Sonlarda lakayit hareketlere baslayinca hemen oturdu kenara, ki iyi oldu bu ve biz bir de Burak Yilmaz'i gorduk. Yapisi iyi, kanat ortalari da isabetli gozukuyor. Daha fazla izlemek lazim.
Gecen seneye gore cift forvet oynadi Fenerbahce. Hem Semih hem de Guiza topu iyi takip eden, golu koklayan futbolcular. Tek baslarina oynadiklarinda her ikisinin de etkili olabilecegini sanmiyorum. Her ne kadar birkac kez topla bulussa da Guiza'nin Kezman'dan henuz bir farkini gorebilmis degilim. Kezman'i da Semih'le yanyana oynatirsaniz bundan daha kotusunu yapar mi bilemiyorum. Guiza'nin aldigi paranin hakkini vermek icin arayi acmasini umit etmekten baska care yok.

Insanin eli de, kolu da, agzi da ayaklari da akli da butun vucudunun bir parcasi, ve bunlari dogru kullaninca sevilir, yanlis kullaninca yuhalanir hatta bazi durumlarda nefret edilirsiniz. Emre ayaklarini cok guzel kullaniyor, elini kolunu gereksiz kullanmazsa hersey guzel.
El ayak, agiz dil demisken yine aklima Volkan Demirel geliyor tabi.
Fenerbahce'nin akli basinda, takimin buyuklugunu kaldirabilecek bir kaleciye ihtiyaci var. Hala 2 sene onceki UEFA kupasi, gecen seneki Galatasaray maclari, Sevilla'da ilk yaridaki facia ve en sonunda da Avrupa Sampiyonasindaki kirmizi karti unutmamak, unutturmamak gerek.

Sonucta iyiydi guzeldi, MTK yoktu, iki seken top vardi, ikisi de kaleye girdi.
Bundan iyisi Sam'da kayisi...

Wednesday, 30 July 2008

Tatil bitti


Bir tatile gittik neler olmus neler. Birkac kez Turkiye'deki magazin spor gazetelerini okuma firsatim oldu. Herbirini sindire sindire okuyup keyiflendim bir guzel. Eto'o geliyormus yahu diye zipladim, yok yok Xabi Alonso da basmis imzayi aman aman, Davids geliyormus, Oiviera'nin karisi ikna olmak uzereymis.
Biraz da hasret kaldigim Penguen, Leman, Uykusuz terapisi uyguladim kendime, ustune bir de soguk bira ile marine edilmis kuruyemis de gelince guzel gecti tatil bir bakima.
Her guzel seyin bir sonu var amma ve lakin. Resmi mac tatilini erken bitiren Sivas'a uzulmeden edemedim, birkac adim daha atmasini isterdim Bulent Uygun'un takiminin. Kupa almak, ucmak, Avrupa fatihi olmak degil tabi Sivas'tan istedigim, ama bir sonraki icin tecrube etmek lazim yabanci takimin teknigini, taktigini, gucunu kuvvetini. Ve bir de kendini gelistirmektir onemli olan bir sonraki sene icin.
Bugun resmi mac tatilini Fenerbahce de sonlandiriyor 2007/2008 sezonunun ardindan. Rakip MTK, motivasyon seneler oncesinin hesabi. O zamandan futbolcu yok tabi kadroda ama yoneticisinden basinina kadar herkes unutmamis eski MTK macerasini. Futbolcunun umurunda midir bu bilinmez. Sampiyonlar Ligine katilabilmek MTK ya da herhangi birini yenmekten, rezil rusva etmekten daha once geliyor. Bunun farkindadir futbolcular en azindan. Alip primlerini oturacaklar eninde sonunda, hem bir de isler gecen seneki gibi iyi giderse o zaman yeme de yaninda yat.

Bugun ilk kez izleyecegim Fenerbahce'yi yeni teknik kadrosu ve transferleriyle. izlemeden yazmamak lazim bol keseden, her ne kadar sallamaya musait bir blog ismine sahip olsak da birkac saat daha beklemek en guzeli.

Monday, 7 July 2008

Bana bir masal anlat 'dede', icinde Sampiyonlar Ligi finali olsun.

Hersey yeniden basliyor. Fenerbahce'yi ve oyunculari tanimayan bir hoca, hocayi tanimayan ve Zico'nun gidisinden tedirgin olmus bir Brezilya'li futbolcu guruhu.
Butun bunlarin dezavantajiyla baslayacak Sampiyonlar Ligi elemeleri. Henuz teknik kadro belirlenmemisken baslayan transfer calismalari ve hatta yapilan transferler de isin cabasi.
Ortaliktan, ne icin, kimin icin, hangi sistem icin alindigi belli olmadan takima katilan transferler.
Ingiltere'deki bir bahis sirketinin reklam slogani aynen soyle.
"Herkesin bir fikri vardir, sizinkinin degeri nedir?"
Evet herkesin bir fikri var, Aziz Yildirim'in da bir fikri ve hatta bir suru fikri var, takimin teknik yonetimi ile ilgili. Emre ve Burak'in transferleri Aziz Yildirim tarafindan yapildi sonucta, onaylayan, alin bu adamlari diyen bir tek teknik kadro yoktu bu transferler yapildiginda. O zamanlar Aragones isi bitmisti de, adamcagiz Ispanyayi Euro 2008'de sampiyon yapmaya ugrasirken gidip bir de bizim su transfer isine bakiver demedilerse eger ve Aragones de iyi niyetiyle Fenerbahce'yi inceleyip transfer gereken yerlere bu iki oyuncunun ismini vermediyse!
Neyse efendim sonucta artik Fenerbahce'nin bir teknik kadrosu var. Ve hic de fena olmayan bir teknik kadro. Ispanya'yi sampiyon yapan kadro. Ispanya'yi 4 sene calistirdi Aragones. ilk 2 senenin sonunda Dunya Kupasinda istedigini alamadi Ispanya. Ama 4 sene sonunda ulasti ozledigi kupaya. Tam dort sene. Dort senede bir milli takim, bir klubun kendi liginde bir senede oynadigi toplam mac kadar mac yapmistir tas catlasa. Sadece mac yapmakla gecmiyor tabi bu dort senelik sure. Baska oyunculari seyrederek, baska milli takimlari izleyerek de gecen bir sure bu. Ve butun bunlarin yaninda bir takim yaratmak isin en zor kismi. Ve bu Aragones ve Ispanya icin tam dort sene surmus. Bu sureyi basindan sonundan daraltsak, itsek, kaksak, acaba bir seneye iner mi? Yani Aragones aldi takimi, bakti ki takim takim degil. Ne yapacak? Transferini yapacak, takimdan birilerini gonderecek, elestirenlere cevap verecek, baskanla birbirine girecek ve en sonunda mutlu sona ulasacak.Mutlu son nedir? Sampiyonluk tabi ki. Aziz Yildirim'a gore bu sampiyonluk Turkiye Ligi Sampiyonlugu benim anladigim. Zico o yuzden gonderildi cunku takimdan, Aziz Yildirim'in kendi agzindan cikan cumlelerdi bunlar.
Benim anladigim sampiyonluk bu degil ama.
Toplasalar en haylaz, en huysuz, en salak, en akilli yuz tane Fenerbahce taraftarini ve sorsalar.
Bu sene en cok hangisine uzuldun, Sampiyonlar Liginde Chelsea'ye elenip Sampiyonlar Liginde yari finale cikamamaya mi, yoksa kacan sampiyonluga mi diye. Hadi en salaklarin sayisi digerlerinden birazcik fazla bile olsun, ama yine de ben derim ki Sampiyonlar Ligine uzulenlerin sayisi daha fazla olacaktir.
Yine neyse diyorum ve ekliyorum, eger Fenerbahce yonetimi en az iki sene daha beklemeye razi olacaksa herhangi bir Avrupa kupasinin kulbuna yapismak icin. O zaman bence tarihinin en iyi teknik kadro transferini yapmistir. Ama tarihi sabirsizliklarla dolu olan Fenerbahce icin uzun bir sene olacak.

Saturday, 5 July 2008

Iyiydik boyle!

Eh be guzel adam, is mi simdi bu? Nedir derdin, soyle bakalim. Baskana mi kizdin, Zico'yu gonderdi diye. Yoksa takimdan mi hosnut degilsin? Emre geldi diye mi gitmek istersin? Bak anlarim o zaman. Yoksa taraftar mi gerdi seni? Yok ama mumkun degil, seni sevmeyen adam mi var piyasada. Takim tutmayan adam bile alnindan opmek ister. Para degildir derdin ama degil mi? Otuz yasina gelmissin, yaslisin demiyorum aman yanlis anlama. Ama para dedigin mahlukati Fenerbahce'dekinden fazla verecek klup var midir sana? Aragones der ki: Marco'yu birakmayin. Bunu duyarsin elbet bugun yarin. Bu vazgecirir mi seni? Yoksa baska midir icini kemiren. Gidecegim dersin baska birsey demez misin? O zaman tutamaz kimse seni, yolun acik, kafan rahat olsun.
Ama yine de , iyiydik boyle, ne acelen vardi?

Friday, 4 July 2008

Kewell Galatasaray'a, Crespo nereye?


Kewell uc senelik kontrata imza atti, sahsi dusuncem 30luk Kewell'in Galatasaray'da Elvir Balic'le ayni kaderi paylasacagi. Burnu saktliktan pek kurtulmamis bir futbolcuyu sirf bonservisi elinde diye almak hangi akla hizmettir merak ediyorum. Bir diger serbest futbolcu da Hernan Crespo. Chelsea kendisini serbest birakmis. Crespo Inter Milan'da kiralik olarak oynuyordu, simdi 33luk futbolcu kendisini Chelsea'de istemeyen Mourinho'nun Inter Milan'inda kalici kontrat yapmak istiyormus. Crespo Inter Milan'da kalacak mi, yoksa sevgili medyamiz Crespo'nun Fenerbahce'ye Galatasaray'a yuzlerce kez transfer haberini bugunleri dusunerek mi yapti?
Kewell Galatasaray'a Crespo Fenerbahce'ye haberini gorursek sasirmayacagiz...

Thursday, 3 July 2008

Benim gol atmam onemli degil, onemli olan.....



Oyuncu


Takim

Gol

Gol/Mac
Cristiano RonaldoMan Utd420.86
Fernando TorresLiverpool330.72
Emmanuel AdebayorArsenal300.63
Robbie KeaneTottenham 230.43
Roque Santa CruzBlackburn230.53
Dimitar Berbatov Tottenham230.44
Steven GerrardLiverpool210.40
Ayegbeni YakubuEverton210.50
Frank LampardChelsea200.50
Carlos TevezMan Utd190.40

Futbolu futbol yapan sey gol. Kimin attigi onemli degil! Tabi tabi, kulahima anlatsinlar bunu. Kimin attigi asil onemli olan. En cok parayi golculer kazanir cunku.
Yukaridaki bilgiler 2007/2008 Premier League'den. Gol sayisindan cok benim ilgimi mac basina gol orani cekti. Ronaldo'nun orani inanilmaz, ondan sonra ManUtd'dan ikinci en cok gol atan adam Tevez ve 19 gol atmis, sonra da Rooney geliyor ama ilk ona girememis bile.
Ronaldo Madrid'e giderse ManUtd kimi transfer edecek merak ediyorum. Belki Nani ile idare ederler, gorecegiz. Ronaldo'nun bir turlu Ingiltere'ye donmemis olmasi da Ingilizleri deli ediyor bu arada. Butun spor haberleri Ronaldo diyor baska birsey demiyor.
Oranlara geri donecek olursak, buyuk takimsan eger kadronda 0.60 uzerinde oran yakalamis en az bir futbolcun olacak. Takimi surukleyen adamin var demek bu. Kimin gol atacagindan emin olacak oyuncularin, Torres'e gecirdik mi topu tamamdir diyecekler. Umit Karan gecer mi adamini, Kezman ayagina mi dolayacak yine topu diye dusunmeyecek futbolcun.
Zaten Turkiye'de dusunebilen futbolcu bulmak kolay degil, bir de aklini bununla mesgul etmesin bari. Dusunebilmek deyince aklima yine Volkan Demirel geldi, neyse onu baska bir yaziya birakalim.

Wednesday, 2 July 2008

Jo Manchester City'de



CSKA'dan hatirladigimiz Jo Manchester City'de.
Sven-Goran Eriksson yerine Mark Hughes isin basina gecince Manchester City tarihindeki en pahali transferi yapti.
Transfer Ingilizlere 19 milyon sterline malolmus.
Jo'nun Ingiltere'ye gelecegi belliydi aslinda, daha once de Everton ile gorusuyordu. Kesenin agzini acan Manchester oldu. Bu aralar bir de Ronaldinho cilginligi dolasiyor Manchester City'de. Bakalim iki Brezilyali yanyana oynayabilecek mi?

Jo, CSKA'da tam 77 mac oynamis bu arada ve 44 gol atmis. Sadece 21 yasinda, bu adam 77 maci ne zaman oynadi diye dusunuyor insan. 44 gol hic fena degil aslinda. Manchester City'de orta alandan Elano ve Petrov'dan yeteri kadar asisti alirsa bu sezon 15 gole ulasir diye tahmin ediyorum. 15 gol icin o kadar paraya kiyilir mi gorecegiz. Sezon sonunda bakilacaklar listesine Jo'nun gol sayisini ekliyoruz, hadi bakalim...