cayinizi icin ki iciniz isinsin biraz, soguktan pipiniz dusmus olabilir. biraz kossaydiniz isinirdiniz ya neyse. volkan, kalede garibim beyni dondu, ne zaman cikis yapacagini pek kestiremedi zaten.
yo ama durun, volkan zaten beyni donmasa da boyle degil miydi? yapisiyla ve refleksleriyle tam bir kaleci goruntusu verse de, kafasini kullanmasi gerektiginde bu kadar aciz kalmasi
insani uyuz ediyor. eh artik bu macin da uzerine "once stad, tesis, altyapi, sonra yildiz futbolcu gelir,haftaya baskancigim, unutma kaleci getir" demek istiyorum.
uzulmeye alismistik biz zaten ama bu sene cok daha kotu vurdu bu huzun. cunku gecen sene sevinci gorduk. bir cocugun elinden sekerini aldiginizdaki gibi kalakaldik.
6 tane macin hepsinde belki sekeri geri aliriz diye basladik, bir damla gozyasi gozumuzden akmakla akmamak arasinda kaldi mac bittiginde.
nedendir bilmem, zeki muren'in kandil siirini bu postun sonuna uygun gordum.
ay ışığında yola koyuldum
elimde kandil, gözümde mendil
vefa arıyorum, dost arıyorum
şefkat arıyorum, aşk arıyorum
vefa uzaklarda kalan bir his
dost, eski şarkılardan bir iz
şefkatse bardaki sarışın kız
dizlerimde derman, kandilimde yağ bitti
bulamadım gitti...
Thursday, 11 December 2008
Sunday, 7 December 2008
Saturday, 6 December 2008
ellenmemis denizli-fenerbahce notlari

ilk bes dakika baski yiyoruz
10uncu dakikada denizli pas sov
15 kazimin ortaya yaklastigi an, alex kotu vurdu
caner uzaktan yoklayip duruyor
20 carlos berbat orta, guizaya atmaya calisiyor, niye
alexin basinda devamli biri var,
23 alex carlosa, illa ona attirmaya calisiyorlar serbestten golu
kanatlar calissin, calismiyor
caner! gokhana vuruyor resmen, ilginc
28 alexten sut, kaleyi gormeye kasti, yerden sert. alex anladi baska turlu gol olmayacagini.
ya duran top olur ya da bu mac boyle biter. alex nefes alamiyor bile.
31 caner yine dana gibi giriyor ama hakem gormedi ya da atladi
33 kazimin hareketleri, carlosun pasina abuk sabuk bakisi, sokakta gorsen essek sudan
gelinceye kadar doversin. gulunce problem oluyormus, profesyonel bi durus sergilese eyvallah
36 gokhan inat etti, harcadi.
38 biraz hareketlendik sanki. ama yok
39 duran top alex carlosa sicis. guiza sicis.
40 kazim yalandan oynuyor, yine kostu biraz birakti sonra
sol kanadi hic denemiyoruz, carlosla wederson ordan bastirsa
bikac defa sag tarafi kullandik, kazim gokhan, olmadi#
45 caner kendini atiyor, o kadar bariz ki, ilginc
volkan manyak kurtardi, helal. refleks mukemmel. golu yeseydik mac bitmisti.
kose vuruslari , ivan divandelene dikkat.
ilkyari ozeti volkanin kurtarisi.
devre arasi, ne garip yorumlar. kim yorumcu? oktay?
hoparlorden horoz sesi ne alaka yahu.
47 selcuk gokhani kaciriyor korner, cok guzel
50 ikinci yari daha istekli basladik
alex yine yokladi, paslasmalar guzel. bir isik var, olacak sanki.
54 gokhan yine israr ediyor, yine kaptiriyor, niye yav
55, gol geliyor. gelmedi
58 deivid ve emre, josico ve vederson
60 emre cok guzel vurdu. aldik maci
71 kazim sari, garip
carlos kendi kalesinae atiyordu, volkan bosa cikti.
74 geriye yaslanmayin
76 denizli serbest vurus, tam kalenin karsisi, ne bu simdi ya
caner vurdu, abandi hiyar
alex daha serbest oynuyor artik
onder gokhan degisti bu arada
79 deividin vurusu gol ama vermedi, gormek kolay degil normal
83 hem onder hem guiza cok garip sekilde kornere atiyor topu
baski yiyoruz, cikis yapsak ileri
bitti, 3 puan iyidir.
ozet: volkanin kurtaris, emrenin golu, deivid'in golu
Thursday, 4 December 2008
Gelenler dişli çıktı! Peki kim gidecek?
West Bromwich Albion'u saymazsak Stoke City ve Hull City bu sene geldikleri Premiere League'de diger ekipleri zorlayacaklarini gosterdiler. Hele Hull City'nin ilk on mactaki performansi alkislanacak boyuttaydi. Halen de cok iyi gidiyorlar, teknik direktorunu de gozum cok tuttu. Seneye de bu takimi seyredecek olmamiz beni sevindiriyor.WBA kendini kurtarabilir mi bilmiyorum ama Stoke ve Hull boyle devam ederse, peki ya kim gidecek?
Sunderland yeni teknik ekibini bulup kendini kurtarabilir mi?
Peki bu sene sonunda Tugay, Turkiye'ye kesin donus yapar mi?
Ne dersiniz?
Alan Michael Sugar

Alan Michael Sugar ismini duyan var midir Turkiye'de bilmem. Aslinda soyle soylersem belki 80lerde cocuk olanlariniz hatirlarsiniz.
AMSTRAD
O zamanlar Amstrad bilgisayari yapan firmanin sahibi oluyor kendisi. Ve bendenizin eski patronu. Yaklasik 3 sene kadar 800 Milyon Sterlin serveti olan ve "Sir" unvani olan bu insan icin calistim Amstrad'da. Amstrad artik eskisi gibi bilgisayar yapmiyor. SKY'a uydu alicisi yapiyor. Alan Michael Sugar gectigimiz sene Amstrad'i SKY'a 125 Milyon Sterline satti. Simdi yine bos durmuyor uzaktan takip ettigim kadariyla. Ingiltere'nin "The Apprentice" programindaki kendine cirak arayan patron olarak da televizyonda izliyoruz kendisini. BBC dort sezondur vazgecmedi, daha da vazgecmeyecek sanirim.
Neyse biz biraz futbola donelim. Alan Michael Sugar 1991 yilinda Tottenham Hotspur'u satin aliyor ve 9 sene boyunca klube baskanlik yapiyor. 9 yil boyunca garip icraatlarda bulunuyor ve sonunda klubu satiyor. Halen bir miktar hissesi var diye duydum gerci.
Adam tam bir isadami. Klubu de bir sirket gibi yonetmeye calismis zamaninda, o yuzden taraftarlarla arasi acilmis. Adamin nasil bir karaktere sahip oldugunu bildigimden sunu rahatlikla soyleyebilirim. Taraftar adamin umurunda falan olmamistir butun bu klup patronlugu esnasinda.
Klube sansasyonel birkac transfer yapmis zamaninda, Klinsmann bunlarin basinda geliyor ama 9 yil icinde sadece bir kupa kazanabilmis Spurs.
Butun bu bilginin ve Amstrad'da calismanin ne faydasi oldu derseniz. Soyle soyleyeyim,
White Hart Lane'de Amstrad'a ayrilmis bir executive box var. Halen de var sanirim. 8 kisilik bu mekana sirket calisanlari girebiliyor. Bize de birkac mac seyretme sansi dogmustu bu sayede. Taraftarin arasinda seyretmeyi tercih ederdim maclari ama orasi da fena sayilmazdi.
Bilmem bu yuzden midir ama Tottenham'a yakinligim vardir her zaman. Bu sene bahtim hem Fener'den hem Tottenham'dan yana kara cikti ama umidimi henuz yitirmedim.
Tottenham'la ilgili daha da yazacagim. Bu post eski patrona, yolu acik olsun.
Wednesday, 3 December 2008
Monday, 1 December 2008
Allegria do Povo

Daha once okudugum kitaptan birkac alinti yapacagimdan bahsetmistim.
Iste ilki: Garrincha.
Kitabin "Sex" basligi altinda tanitilan Brezilya'nin kimilerine gore en buyuk futbolcusu.
1958 ve 1962 Dunya Kupasi maclarinda Pele ile birlikte oynadiklari hicbir maci kaybetmemis Brezilya.
Yay bacakli, tembel, hicbirsey umurunda olmayan bir adam.
Calistigi tekstil fabrikasindan tembellik ettigi icin kovulmus, ama patron onu futbol oynarken gorup sirketin Club Pau Grande takiminda oynatmaya karar vermis.
Futbol da aslinda pek umurunda degilmis, 1950 Dunya Kupasini seyretmek yerine balik tutmaya gidermis. Umurunda oldugu en onemli sey kadinlar.
18 yasinda evlenmis, 8 kiz cocugu olmus bu evlilikten. Erkegi bulana kadar denemeye devam etmis zannimca. Rio'da bir baska kadindan iki cocugu daha olmus. Sonra Isvec'te bir kadindan bir cocugu daha. Botafogo takiminin baskan yardimcisinin kiz arkadasiyla isi pisirmis bir aralar. Daha sonra da samba sarkicisi Elza Soares icin karisini terketmis. Sonra da evlenmis bu ablamizla. Tam 15 sene evli kalip Elza Soares'ten de bir cocuk sahibi olduktan sonra ondan da ayrilip bir baskasiyla evlenmis. Oradan da bir cocuk.
Sonra heralde o kadar cocuk, o kadar kadin, derken depresyon ve icki komalari. 1983 yilinda 49 yasinda hayata veda etmis.
Garrincha'nin bilinen ozellikleri bunlar, iddia edilen ve kizlarinin dava acmalariyla sonuclanan bir ozelligi daha varmis. Bunu direk kitaptan aktaralim.
"In 2001, the great womaniser's penis became the subject of a heated courtroom debate. A biography, The Solitary Star by Ruy Castro, had contended that Garrincha's manhood was 25 centimetres (9.8 inches) long and that he was a great lover"
Fazla soze gerek yok...
Subscribe to:
Posts (Atom)

