Sunday, 8 February 2009

IBB2FB0



Her iki golde de insan ofsayt cizgisine ve yan hakeme supheyle bakiyor ama boyle durumlari goz onune almak lazim. Besinci dakikada 1-0 yenik duruma dusmek guzel birsey degil ama en azindan biliyorsun ki 85 dakikan var. Ama artik herkesin bildigi gibi Fenerbahce'nin herhangi bir Anadolu takimini yenebilmesi icin ilk golu kendisinin atmasindan baska caresi yok. Fenerbahce zaten artik gol atabilen ya da pozisyon uretebilen bir takim da degil. O yuzden karsi takimi yipratip bir yan top ya da serbest vurusla bir ya da hadi bilemedin ikinci golu bulup isi bitirmek, yapmaya calistigi. Butun bunlar da on direge kosu yapan Selcuk veya kalenin icine dogru donerek gelen bir top atacak Alex'e bakiyor cogu zaman.

Savunmanin guvenligi ve uyumu ise geri dortludeki sadece bir kisinin usutup grip olmasi, mideyi bozup ishal olmasi ya da sakatlanip yerini bir baskasina birakmasiyla degisebilen birsey. Pamuk ipligi yani hersey. Gecen sene de boyleydi aslinda. Ve bence Roberto Carlos'un Sevilla macinda sakatlanmasi belki de Chelsea karsilasmalarinin kaderini degistirdi. Bu uyumu koruyacak yedek geri dortlu olusmadi bir turlu.

Bu stadi hic sevemedim bu arada, ruzgar televizyon basinda bile adamin basini donduruyor. Ikinci yarida futbol topu bumerang sekline burunup ileri giderken geriye dogru donunce etkisi daha da guzel gozuktu zaten ruzgarin. Ama asil sinir bozucu durum ikinci yarida Fenerbahce'nin ruzgari arkasina almasindan sonra golu yiyene kadar sut atma ihtiyaci hissetmemesiydi. Ben orada Deivid'i bekledim, Carlos'u bekledim, Alex'i bekledim ve hatta Emre'yi bekledim. Belki bir tane sut atarlar diye. Sutlar ikinci golun gelmesinden sonra geldi. Ben en az dort tane sut saydim son bes dakikada.
Hani hep derler ya son duduk calmadan mac bitmez diye. Biter biter, oyle bir biter ki Alex ve Guiza'ya kizamazsin son dakikaya kadar oturmadilar kulubede diye.

Gecen hafta erken oynandigi icin maci kacirmistim, dedim kendi kendime, keske bu hafta da kacirsaydim.

Monday, 2 February 2009

Kusura bakma Volkan!

Turkucu Bjork der ki:

"Football is a fertility festival. Eleven sperm trying to get into the egg. I feel sorry for the goalkeeper."

Onumuzdeki maclari seyredecegiz artik:(

Ne buyuk salakliktir bilmiyorum. Gerci oyle matah birsey de degil bir maci izlemeyi istemek ve izlemek. Eninde sonunda bir Turkiye Super Lig maci, ne bekleyeceksin ki? Ama tuttugun takim oynayacak, belki hicbir tat almayacaksin ama iki beddua savuracaksin, "ulan ben olsam soyle yapardim" diye bol keseden sallayacaksin.
Olmadi, olamadi.
Cuma gunu bir ara internete girip Fenerbahce-Antep maci ne zamanmis diye baktim. Cumartesi uc bes arkadasla Londra'da bulusacaktik. Soylemeye gerek yok, burada saatler Turkiye'dekinin 2 saat gerisinde isliyor. Gunesin tembelligi iste. Burada uc dedin mi orada bes, burda besse orada yedi. Yani mac cumartesi gunu ise Londra'ya git gel aksam 5'te evde olmanin imkani yok. Aksam 5'te evde olacaksan zaten gitmemin bir manasi yok. O nedenle cuma gununden baktim macin hangi gun olduguna. Pazar gunu. Oh dedim, seyredebilecegim. Pazar gunu geldi catti. Gece aksamdan kalmayim malum, ogleye dogru uyandik. Hatun kisi ister merkeze gitmek, kitap alinacaktir cunku. Kahvalti bir kitapcinin kafesinde yapilir. Sonra oradan supermarkete, ekmek, sut, ivir zivir. Arkadaslara ugrayalim mi? Olmaz, mac var ona yetisecegim. Saat aksam 5 omak uzere zaten, orada 7. Eve hisimla girilir, bilgisayar acilir, Digiturk Web TV'ye baglanmak icin illa Windows acilmasi gerekir, Windows Media Player DRM falan filan zirvalarindan. On dakikada acilan Vista yuzunden Bill Gates'e birkac kelam sarfedilir. Digiturk web tv sayfasi fazla naz yapmadan hemen acilir neyse ki.
Mac baslamistir, sasirarak ekrana bakilir. Dakika 91, durum 1-1, uzatma 3 dakika. Hay lanet, macin gunune bakilmistir ama macin saatine bakilmamistir. Kalan iki dakika sindirile sindirile seyredilir. Atilan golleri gosterirler hemen neyse ki. Iki gunluk mac seyretme plani bir bardak suya duser, su soguktur ve bilgisayar kapatilirken afiyetle mideye indirilir.

Ne denir bu salakliga bilmem, "onumuzdeki maclara bakacagiz" guzel gider heralde.

Wednesday, 28 January 2009

ne Semih ne Guiza, ah keske ikisi birden oynasa!

Nasil gazete manseti gibi oldu mu? Oldu bence ama neye yarar ki, sesim oturma odasinin duvarlarini asamadiktan sonra. Bu kadar bos alan bulunuyor, bu kadar topa sahip oluyor takim. Neden gol yollari icin Kazim'i Deivid'i Vederson'u zorlayip duruyor bu adam. Yahu, rotasyon yapiyorsun madem oyuncularin arasinda. Sistemde de bir degisiklik dene, iki forveti birlikte oynat, hem taraftar ikisini birbirinin alternatifi gibi gormekten vazgecsin hem de iki gol adamiyla gol sansini daha da arttir. Ileride toplari iyi kullanamadikca zaman tukendi, zaman tukendikce de artik eldekinden olmamak icin ustunlugu Bursa'ya birakti takim. Halbuki bu is ilk yarinin ortasinda biterdi, sonra alkislanarak cikardi bir golcu. Ya da belki ikisi birden. Sabirla bekliyorum ama 4-5 gollu maclari da ozluyorum.

Dunya uzerinde 11 cesit insan vardir, bir tanesi kalede digerleri onun onundedir!

Yeni yildan hemen onceki ortak furya fala inanmayan ama falsiz da kalmayan yurdum insanina yeni yildan hemen once birkac gram umit pompalayabilmek icin yapilmis tam bir senelik fal hizmetidir. Her sene gazetelerin bir kosesinde, bir pazar ekinde vardir boyle birsey. Gazetelerin hizmetleri bununla da bitmez tabi, en saglikli yiyecekleri, en guzel kizlari, en delikanli erkekleri, en komik fotograflari da secerler bizler icin, sagolsunlar. Biz oturup da karar vermeye ugrasmayalim diye gece gunduz demeden calisir dururlar. Helal olsun dersiniz.
Biraz onlardan ozenerek ben de sahadaki futbolcularin profillerini fal modunda cizeyim istedim. Turkiye'deki en baba mesleklerden birine sahip futbolculardan kendine koca secmek isteyen kizlardan, cocugunu futbolcu yetistirmeye calisan ebeveynlere kadar herkes okusun, belki bi fayda saglarlar kendilerince. En basta sunu soylemeliyim ki oyunculari meshur 4-4-2'ye gore boldum, parcaladim. Onemli olan sistem degil sonucta, hem Avrupa Sampiyonasinda da gostermedik mi sistemin onemli olmadigini!

Kaleci ile baslamak gerekir tabi ilk olarak. Bir numara onlardir. Genellikle zeki degillerdir, cunku yaptiklari is cogu zaman zeka gerektirmez. Taktik hic gerektirmez. En buyuk taktik penaltidan once nereye yatacagina karar vermektir, ki bunu da cogu zaman kaleci antrenoru onlara soyler. Saglam reflekslere sahip olanlar kale icin uygundur, kalenin onune koymadan once karsiniza alip, elinizdeki topu gosterip, "bu top arkandaki kaleye girmeyecek" dersiniz. Zeki olani daha makbuldur ama dedigim gibi cok da gerekli degildir. Kaleci, takimi rezil de edebilir vezir de. Bu yuzden isimleri cokca duyulur. Populerdirler, saclarina baslarina dikkat etmeleri gerekir, nitekim TV ekranlarinda onlarla devamli karsilasiriz. Ayrica korumaci ozellikleri digerlerine gore daha yuksektir.
Saha icindeki kavgalara elli metreden mudahale ederler. Populerlikleri evlilik hayatlari icin kotu bir durumdur. Ayrica kiz cocuk sahibi olurlarsa korumaci ozellikleri yuzunden kiz cocuguna hayati zindana cevirebilirler.

Sag bek ve sol bek genellikle yerinde duramayan adamlardir. Biraz hiperaktiftirler. Cocugunuz hiperaktifse onu bu bolgeler icin uygun yetistirebilirsiniz. Hizli olmalari gerekir cunku hep onlari gecmek isteyen birileri vardir. Hiz ile boy arasinda da dogal olarak bir ters oranti vardir. ne kadar hizliysa o kadar kisadir bu kardeslerimiz. Hizlari ile kazandiklari para arasinda ise dogru oranti mevcuttur. O zaman neymis, cocugunuz ne kadar hizliysa ve ne kadar hiperaktifse o kadar iyi sag/sol bek olur ve o kadar iyi para kazanir. Kendime sag/sol bekten koca yapayim diyen bayan kardeslerimiz icin tek uyarimiz ise bu adamlarin hiperaktif olduklarinin altini cizmek olacak. Sade, siradan olmamalidir nitekim bu arkadaslarin yatak aktiviteleri. Sadakat olayini da hiz ve dolayisi ile kazanilan para ile ters orantisiyla hesaplayalim yeniden.

Defansin ortasindaki adamlara geldik sira. Iki tane guzel insandan bahsediyoruz. Bu bolgede ikiz oyuncu bulsalar ne kadar guzel olurdu. Bu ikisi birbirine o kadar baglidir ki ya ikisi birden cok sevilir ya da ikisinden birden nefret edilir. O yuzden isleri de hic kolay degildir. Insanin ruh ikizini bulmasi ne kadar zorsa defansin gobegindeki adamin yanindaki yoldasini bulmasi o kadar zordur. Bu bolgede ikiz oyuncu bulup oynatabilseler ne kadar guzel olurdu. Eger ki ikiz cocuklariniz var, hic durmayin, defansin gobegine koyun. Ayni sag ve sol bektekiler gibi bu iki oyuncu icin de planlar yapilir. Arkalarina top atarsaniz ve forvet oyuncunuz bu iki oyuncunun arkasina gecmeyi basarabilirse artik gol olmamasi icin dua etmeye baslamaktan baska care kalmaz. Bu stresi uzerinde hisseden bu iki oyuncuda psikolojik sorunlar basgosterir. Genellikle sahanin en hircinlarindan olurlar. Sinirlenince tekmeyi savuran ya da kose vurusunda dirsegini rakip oyuncunun suratina gecirenler hep bu adamlardir. Bu sartlar altinda korkulmalari gerekir.

Orta sahanin sagi ve solundaki iki oyuncu, sahanin en pust karakterli oyunculari. Iyi olanlari hizlidir, kivraktir, aniden hizlanir, aniden yavaslar. Butun bunlarin yaninda en sonunda topu ceza sahasinin icine gonderebilirse o zaman artik bu adam olmus demektir. En pustu en guzelidir, gulerek gecer, gobek atarak orta yapar, gole ismi yazilmaz ama kendi ismini karsi takimin suratina tokat gibi vurur. Cogu zaman sol taraftaki sol ayagini sag taraftaki ise sag ayagini daha iyi kullanir ama bazen sol kanattan gelip topu sagina cekip orta yapan yalanci sol kanat oyunculariyla da karsilasirsiniz. Sagindan atip solundan gecme eylemi bu adamlarin basinin altindan cikmistir muhtemelen. Sinsidirler, kendilerini cizginin dibinde unutturur, yan hakemle kanka olurlar. Ama cizgi kenarinda oynamanin bir de sakincasi vardir tabi, tribundekiler dilekleri gerceklessin diye onlara bol bol bozuk para yagdirabilirler. Sahsen boyle bir cocuk sahibi olmak istemezdim. Gerci cocugu nasil yetistirirseniz oyle olur. Kanatta oynatayim diyorsaniz, bol bol simartin cocugu, derslerde kopya ceksin cocuk. Bayan kardeslerimize tavsiye, uzak durun boylesinden.

Orta sahanin ortasi, iste buradaki adamlar sahanin en zeki adamlaridir. Senelerdir anlam veremedigim bir sekilde sol ayagini iyi kullananlari digerlerine gore daha yeteneklidir. Belki bu solaklarin daha ender bir tur olmasi ile alakalidir bilemiyorum. Neyse buradaki asil onemli nokta bu iki kisinin zeka seviyelerinin digerlerine gore daha yuksek olusudur. En guzel ara paslari bu adamlar atarlar, topun gidecegi, gitmesi gereken yeri digerlerine gore daha iyi bilir ve tahmin ederler. Takimin beynidirler tanimlamasi buraya cuk oturuyor aslinda. Ama bu ikisinden biri digerine gore herzaman daha baskin olur. Bu belki takim icin daha iyidir. Isleri de paylasirlar en azindan, birisi ileriyi dusunurken digeri geriyi dusunebilir. Dusuncelidirler. Duygusaldirlar. Evli olmayanlar capkindirlar, bol bol asik olur, gazetelere cikarlar. Evli olanlari ise iyi birer aile babasidir. O yuzden cok cabuk baslarinin baglanmasi takim icin en uygunudur.

Gelelim forvet oyuncularina. Futbolun guzelligi goldur, golu atmak ise beceri ister. O yuzden bu bolgedeki kisi becerikli olandir. Ufak maketlerle ugrasanlar, el emegi isteyen marangozluk, canak comlek boyamalarinda becerikli olanlar buna uygundur. Canak comlekten para kazanilmayacagini bilen ana babalar becerikli cocuklarini golcu olarak yetistirmeye baslayabilirler. Psikolojileri ise rengarenktir. Kimisi cok sakacidir, televizyona cikip fikralar anlatir. Kimisi cok kaprislidir. Kiminin ise havasindan gecilmez. Bazen de icine kapanir, aglamakli dolanirlar. Moralleri bozulunca gol atamazlar. Hep bir motivasyon beklerler. Klup baskanlari baba ocagi gibidir onlar icin. Samimidirler. Dini butun olanlarini milletimiz cok tutar. Gol atinca elini pipisine goturen adami ise afaroz ederiz hemen. Konu para olunca ise onlarin eline su dokulemez. En cok onlar kazanirlar, bunun yaninda takimdaki en guzel isi onlar yapar, gol atarlar.
Onlari ne kadar sevseniz ya da ne kadar nefret etseniz de aklinizdan bir turlu cikaramazsiniz. Hatta futbolu biraksalar bile sizi birakmazlar. Cunku isimleri hep hatirlanir. Eskilerden defans oyuncusunu ya da sag kanat adamini hatirlamazsiniz ama forvet oyuncusunun ismi beyninize kazinmistir. Futbolu birakinca da zaten ya teknik direktor olurlar ya da futbol yorumcusu. Her halukarda en verimli olandir.

11 tane adam bir topun pesinde kosup dururlar iste. Ama asil soru sudur: Top mu onlari kosturur, onlar mi topu?

Biz izlemeye devam ettigimiz surece cevabi onemli degildir bu sorunun ya neyse...

Wednesday, 21 January 2009

diyaloglar #1

Top yuvarlak kaldigi surece bu diyaloglar yasanacaktir. Belki yasanmistir bazilari, cok nadir de olsa. Aklina absurd diyaloglar gelen olursa cekinmesin yazsin, yazalim burada.

Ilk duduk calsin

--------
oyuncu: hocam aslinda ben kendimi yere attim, penalti degil yani
hakem : olsun evladim, ben parami pesin aldim gerisi onemli degil
--------
hakem : ali bi bak evladim bakiim. oglum o nasil topa giris, bictin adami. bak bi
daha olursa basarim kirmiziyi ona gore.
oyuncu: hocam, dun aksam hanimla kavga ettik, aldi cocuklari anasina gitti. kafam bozuk be hocam
--------
oyuncu: hocam baksana nasil cekiyor formamdan. sundurdu guzelim adidas formayi.
hakem : ilik suda yikayip sonra utulersen forma kendine gelir evladim.
oyuncu: ama hocam!
--------
orta hakem: kemal sen gordun mu golu? ofsayt miydi lan?
yan hakem : abi kenarda bi hatun var tam arkamda, onu kesiyodum, kacirmisim.
orta hakem: e ne bok yiyecez? verelim mi golu?
yan hakem : verelim hocam
orta hakem: e peki, kos hadi ortaya.
--------
oyuncu : hocam alexander bana kufur ediyo.
hakem : ne diyo lan elin ecnebisi.
oyuncu : .ikerim seni diyo hocam
hakem : turkce mi ogrenmis, vay be helal olsun. alexander gel bakiim oglum.
alexander: buyir hojam?
hakem : nerde ogrendin oglum turkceyi
alexander: bizim takimdan hayri var hojam
hakem : iyi iyi, hayri gel oglum bakiim. (sari karti hayriye gosterir)
hakem : utanmiyon mu lan ecnebi adama kufur ogretmeye?
hayri : !?!?
--------
stad : .bne hakem .bne hakem
orta hakem: orkuncan. sana mi diyolar lan bunlar .bne diye, hehehe
yan hakem : yok hocam, vermediniz ya penaltiyi, kesin size diyolar.
orta hakem: oglum sen bayrak kaldirdin ya ofsayt diye, onun icin vermedim. bunlar sana diyo kesin.
yan hakem : hocam belki sabri abiye(diger yan hakem) diyolardir? hani saclara golge attirmis ya belki ondandir, eheh.
sabri (yan hakem): hay topunuzu da sizi de
--------
orta hakem: selcuk gel bakiim. korneri sen at evladim, sen iyi kesiyosun toplari.
selcuk: hocam ne alaka.
orta hakem: bakma oglum oyle eblek eblek, sizin su yabanci golcu var ya, ona dogru at. sizin bu teknik direktorun bi halt yiyecegi yok, ben pesin aldim parami
baskandan.
selcuk: hocam ama???
orta hakem: hadi oglum, bu maci alacaz baska yolu yok hadi evladim hadi.

Aralik olmadan yil bitmiyor

Gideli 1 ay geri geleli 2 hafta oldu. artik karalamak lazim uc bes satir.