Monday, 6 April 2009
Sunday, 5 April 2009
Fenerbahce 2009-2010
Bu sezon icin umitlenmemekle birlikte yonetimin gelecek icin adimlar atmasi gerektigini dusunuyorum. Aragones'le yola devam etmek konusunda yonetimin karar verecegi zamanlar yaklasiyor. Benim dusuncem Aragones'in yanina bir kisinin oturmasi ve Fenerbahce icin yetismesi. Bu ulkede teknik direktor olarak akla gelen ilk kisilerin hepsinin stajerlik donemlerini tecrubeli yabanci teknik adamlar yaninda yaptigini unutmamak gerek. Boyle bir durumda Aragones'in yanina oturacak isimin kim olacagini bana soracak olsalar aninda cevabim Aykut Kocaman olur. Butun mesele yonetimin boyle bir adim atabilmesi, Aragones'in yanina bir Turk yardimci almayi kabul etmesi ve tabi ki Aykut Kocaman veya herhangi baska birisinin kariyerini Fenerbahce'de bir adim geriden devam ettirmeyi kabul edecek duyarlilikta olmasi. Bu kadar fazla degisken varken denklemi cozmek de o kadar zor olacaktir eminim. Ama Fenerbahce'nin artik tuketen degil ureten bir klup olmasi gerek. Ispanya gol kralini transfer eden degil de Ispanya'ya gol krali olabilecek futbolcu yetistirebilen bir klup olmali. Ispanya'yi sampiyon yapan bir teknik direktoru teknik direktor yestistirmek icin Fenerbahce'ye getirip ve kendi insanindan, kendi yeteneklerinden yararlanmayi bilmeli. Manchester United gibi 17 yasinda maci cevirebilen futbolcular bulabilen bir klup olmali, gerekirse emekli futbolcularini destekleyerek yurtdisinda ya da alt liglerde teknik direktorluk tecrubesi kazanmalarini saglamali. Gerekirse yurtdisindaki kucuk liglerde ya da yurt icindeki alt liglerde ufak klupler satin alip futbolcu ve teknik adam yetistirmeli.
Butun bunlari oturup rahat koltugumdan yazmak cok kolay geliyor, biliyorum ki hic de kolay birsey degil ama eminim benimle ayni fikirde olan birkac yonetici vardir. Sonucta bu is siyasetteki gibi yalanlarla milleti kandirip halkin umidini, gurunu, parasini calmak gibi degil. Gonul isi. Fenerbahce yoneticisinin taraftarin sabri ve sevgisinden baska kaybedecegi pek birsey yok. Kazanacaklari ve klube kazandiracaklari ise sinirsiz.
Butun bunlari oturup rahat koltugumdan yazmak cok kolay geliyor, biliyorum ki hic de kolay birsey degil ama eminim benimle ayni fikirde olan birkac yonetici vardir. Sonucta bu is siyasetteki gibi yalanlarla milleti kandirip halkin umidini, gurunu, parasini calmak gibi degil. Gonul isi. Fenerbahce yoneticisinin taraftarin sabri ve sevgisinden baska kaybedecegi pek birsey yok. Kazanacaklari ve klube kazandiracaklari ise sinirsiz.
Ucuncuyu gecince kacinci olursun?
Aslinda degisen cok fazla sey olmadi. Sivas onde, Besiktas ikinci ve biz onlarin oldukca gerisindeyiz ama sagolsun aradan Trabzonspor cikti. Onlar da yavas yavas havlu atmaya basladilar zannimca. Hani aldatici sorular vardir ya, aklinizi karistirmak icin sorarlar. Ikinciyi gecince kacinci olursun diye. Ucuncuyu gectik, ucuncuyuz. ucu de deplasmanda olmak uzere Galatasaray,Besiktas ve Trabzon ile oynayacagiz. Olay sayilara kalirsa ve bu sezon ayni garipliklerle defalarca garip sonuclari bize gostermeye devam ederse hersey mumkun gozukuyor. Ama ben cok umitlenmemeyi tercih ediyorum. Istedigim birkac guzel mac seyredebilmek ve ligi ikinci olarak bitirdigimizi gorebilmek.
Friday, 27 March 2009
Allahim sen soktun sen cikar
Kadercilikten nefret ederim ama Avrupa Sampiyonlugunu kazanmis, bize teknik direktorunu ve gecen sezonun gol kralini gondermis bir takimla ayni grupta yer almak hayira alamet olmasa gerek. Bir de ustune Del Bosque'nin basa gecmesi, adamin Besiktas yuzunden zaten Turklere bilenmis egosu derken grubun en okkali macina geldik. Butun bu okkalarin ustune adamin stadini, seyircisini de koy ustune. Okka ustune okka.
Ispanya'nin teknigini taktigini yenmek kolay degil. O yuzden Fatih Terim'in de cok taktikle ugrastigini sanmiyorum. Su anda en iyi yaptigi seyi yapiyor muhtemelen. Oksijen, azot, helyum, poh poh pompaliyor takima. Her bir oyuncuya. O yuzden macin yine cok ilginc gececegini dusunuyorum. Cok anlamsizca, deli danalar gibi kosturan Sabri, Tuncay, Emre gorecegiz bol bol. Aurelio dil problemi yuzunden daha akli basinda oynayacaktir tahminimce. Volkan'a pompalanan gazin yuksek cozunurluklu bir gaz olmasini ve cabucak bunyesinden atilmasi gerektigi dusuncesindeyim, nitekim fazla gaz kirmizi etkisi yaratiyor onun bunyesinde. Cok ilginc olacak, cok. Ben emin olamiyorum sonuctan ama Ispanya'yla ayni gruba bizi sen soktun Allahim, sen cikar diyorum aman yanlis anlasilmasin:)
Ispanya'nin teknigini taktigini yenmek kolay degil. O yuzden Fatih Terim'in de cok taktikle ugrastigini sanmiyorum. Su anda en iyi yaptigi seyi yapiyor muhtemelen. Oksijen, azot, helyum, poh poh pompaliyor takima. Her bir oyuncuya. O yuzden macin yine cok ilginc gececegini dusunuyorum. Cok anlamsizca, deli danalar gibi kosturan Sabri, Tuncay, Emre gorecegiz bol bol. Aurelio dil problemi yuzunden daha akli basinda oynayacaktir tahminimce. Volkan'a pompalanan gazin yuksek cozunurluklu bir gaz olmasini ve cabucak bunyesinden atilmasi gerektigi dusuncesindeyim, nitekim fazla gaz kirmizi etkisi yaratiyor onun bunyesinde. Cok ilginc olacak, cok. Ben emin olamiyorum sonuctan ama Ispanya'yla ayni gruba bizi sen soktun Allahim, sen cikar diyorum aman yanlis anlasilmasin:)
Thursday, 26 March 2009
Aydinlik lazim...
Aksam isten cikabildiginde kapkara sokaklara dalmak. Gunduz kapali, bazen yagmurlu hava. Sevimsiz, soguk, cok bilmis, burnu buyuk insan toplulugu.
Bu aralar kafayi bunlara takmisken sonunda hava aydinlanmaya basladi. Yaz saati uygulamasini bulan adamin ellerinden opmek istiyorum. Ve hatta
kis saati uygulamasini da hicbir zaman anlayabilmis degilim. Enerji tasarrufuna da cakayim, hala komur yakip elektrik ureten evrim gecirmemis
zihniyetli insanlara da. Madem hayatin yarisi ekmek parasi derdine dort duvar arasinda geciyor. Bari gun isiginda cikip kurtulmak adina saatleri nasil ayarliyorlarsa ayarlasinlar da isten cikinca uc saat bes saat yuzumuz gun isigi gorebilsin. 5 saat ileri/geri alsinlar mesela saatleri, ogle 12de karanlik olsun hertaraf. Hapishane gibi gecen omrumuzde metal surgulu zindan kapisindan cikinca acsin gunes. Bir sonraki gun, yine teslim olalim zindana.
Karamsarlik ve sikinti almis basini gitmis. Aydinliklar basladi, pazar saatler de ayarlanacak, gecer bikac gune...
Bu aralar kafayi bunlara takmisken sonunda hava aydinlanmaya basladi. Yaz saati uygulamasini bulan adamin ellerinden opmek istiyorum. Ve hatta
kis saati uygulamasini da hicbir zaman anlayabilmis degilim. Enerji tasarrufuna da cakayim, hala komur yakip elektrik ureten evrim gecirmemis
zihniyetli insanlara da. Madem hayatin yarisi ekmek parasi derdine dort duvar arasinda geciyor. Bari gun isiginda cikip kurtulmak adina saatleri nasil ayarliyorlarsa ayarlasinlar da isten cikinca uc saat bes saat yuzumuz gun isigi gorebilsin. 5 saat ileri/geri alsinlar mesela saatleri, ogle 12de karanlik olsun hertaraf. Hapishane gibi gecen omrumuzde metal surgulu zindan kapisindan cikinca acsin gunes. Bir sonraki gun, yine teslim olalim zindana.
Karamsarlik ve sikinti almis basini gitmis. Aydinliklar basladi, pazar saatler de ayarlanacak, gecer bikac gune...
Monday, 16 March 2009
BMW'nin iki teker olani: F800GS
Hani, bazi kizlar vardir, bakmaya doyamazsin. Raki vardir, koklarsin, ufacik yudumla icersin, bitmesin diye. Alex bir vurur, bir daha, bir daha izlersin.Bu motoru da ilk defa 2008 Ocak ayinda fuarda gormustum. Mekanin en gozde motoruydu. Yere sabitlenmis halinde tepesine oturma serefine de nail olmustum o zamanlar. Isin icine BMW girince zaten butceleri allak bullak eder hale geliyor boyle bir motora sahip olmak. O yuzden hevesimi icime gomup hayata sadece Fenerbahce ile tat katmaya devam ettim ben de. Neyse ki gecen sene Fenerbahce yeterince tat katti. Bu aralar durum malum. Butcede degisiklik yok ama yukaridaki sahesere binme istegimi pek dizginleyemedim. Biraz da tesaduf oldu aslinda.
Cumartesi gunu icin eski sirketten bir Turk arkadasla (Ulas) motorlara atlayip gezme teklifi gelmisti. Bizim eski mudurun (Ian) BMW test etmeye gidecegi ve bizim de pesine takilacagimiz karara baglandi. Cuma gecesinin Kocaeli faciasi ve bol alkolle gecmesi uzerine Cumartesi guclukle uyanip yola koyuldum. Arkadasla bulusacagimiz yere yaklasik 45 dakikada gitmeyi basardim. Biraz soluklandiktan sonra motorlara atlayip BMW'nin satis ofisine vardik. Bizim eski mudur oraya bizden once varmis, motor denemek icin islemleri yaptiriyordu. Biraz laf, yine biraz soluk. Bizim mudurde BMW F650 var. Ama oraya F800GS test etmeye gelmis. O atladi F800GS'e, biz atladik bizim duldullere. Vurduk yollara. Kirkbes dakika kadar dolandik etrafta ama benim gozum onde giden F800GS'te. Adamlar motora bir de orjinalinden farkli bir egsoz takmislar. Biz biraktik herseyi, BMW'nin sesini dinliyoruz. Sanki kufur ediyor bizim duldullere alet. Ulan vay be diyerek donduk yine BMW'ye. Mudur dedi siz de deneyin. E nasil olacak. BMW'dekiler once ehliyetin kagit nushasini istediler. Yok dedik yanimizda. Normal ehliyet var, bizim motorlari birakalim, bir de alin banka karti birakalim. BMW insani gitti kendi mudurune sordu. Sonra dedi "tamamdir". O siralar zaten Liverpool cakmis 4 tane ManU'ya onu konusuyorlar Ian'la. Biz de az dort kose olmadik bu haberden sonra.
Ben bu sefer atladim F800GS'e, Ulas F800ST'ye, Ian da kendi motoruna.
Nasil anlatmak lazim gelir bilmiyorum. Egsozun sesi zaten insanin icini bir garip yapiyor. Motordan inip birilerini yumruklayasi geliyor insanin. Motor enduro tarzinda. Benimkine (Kawasaki er6F) gore biraz daha yuksek. Oturus pozisyonu tam olarak dik. Ilk basta BMW insani biraz acikladi farkliliklari gerci ama motora oturunca daha farkli oluyor. Sinyallere alisana kadar nereye basiyorum, dogru dugme mi bu diye baya bir tereddut yasadim. Normalde sinyal dugmesi solda olur ama bu motorda sag sinyal sagda, sol sinyal solda. Sinyali kapatmak icin sagda baska bir dugmeye basmak gerekiyor.
Motorun hizlanmasini ya da yavaslamasini hissetmiyor bile insan. Sanirim bu suspansiyonlarla ilgili biraz. Benim suspansiyonlar odun gibi oldugundan neredeyse yoldaki her ayrintiyi .otumde hissediyorum diyebilirim. Ama bu motor bir baskaydi, buyuk ihtimalle enduro olusuyla ilgili birsey bu.
Motorun gostergeleri dijital ve analog iki sekilde. Cok onemli bir ayrinti degil ama hangi viteste oldugunuzu da gosteren bir bolum var gostergeler uzerinde.
Gosterge falan hikaye tabi. Birkac yilan seklindeki yoldan sagli sollu yatarak dolastiktan sonra emaneti goturup teslim ettik. Elim gitmedi anahtari vermeye, duygulandim resmen oradan ayrilirken. Almanlara saygim bir kat daha artti ne yalan soyleyeyim.
Motorun full aksesuar fiyatini 7500 sterlin olarak cikardilar. Biz Ulas'la boynu bukuk sekilde izledik bu fiyat kisimlarini. Ian'a verdik gazi, alirsin sen bu motoru diye. Elemanin altinda F650 var, araba desen Nissan 350Z. Koymaz adama. Bizim BMW sevdasiysa, artik bir baska bahara.
Friday, 6 March 2009
Google Visualization API
Biraz kurcalama, egip bukme sonucunda sayfanin en basinda puan tablosu goruyorsunuz. Google Visualization API kullanilarak ve bir de tabi 5 takimin hafta hafta kazandigi puanlar veri olarak girilerek olusturuldu. Play butonuna basinca takimlarin puanlarina gore ilerleyisi goruluyor. Bir de tepesinde baska bir grafik secenegi var, o da bar chart olarak siralamayi ve puanlari gosteriyor. Tablo kavramina biraz hareket katti bu is, hosuma gitti ugrasirken. Sayfasina eklemek isteyen olursa buyursun sayfanin kaynak kodundan araklayip kendi sayfasina koysun. Destek lazim olursa da yardimci oluruz evelallah:)
Subscribe to:
Posts (Atom)