Bir sansür daha gelmiş memleketime, tam da Nuri Bilge Ceylan'ın Üç Maymun'u gösterime girdiği gün. Yeni bir nesil yetiştiriyoruz, okumayan, yazmayan, konuşmayan, düşünmeyen. Bu nesil seni 20 sene sonra nasıl temsil edecek herşeyi konuşan ve her konuda fikri olan adamın yanında?
Ne söylense boş, küfür etmek lazım, en içlisinden, en yürekten gelen haliyle.
Ama uzaktan da olmaz ki yüzyüze olmak lazım değil mi?
Friday, 24 October 2008
Tuesday, 21 October 2008
Doğru zamanda yanlış hareket!

Hafızam hiçbir zaman iyi olmadı ama geçtiğimiz Avrupa Şampiyonasından bir olayı hiç unutmadım. Hangi maçtı sormayın, belki hatırlayan çıkar. Nasıl kazandığımızı bir türlü anlayamadığımız öbür maçlardan biri işte. Rakip kaleye bastırıyoruz ve kaçınılmaz olarak kontratak ile savunmasız yakalanıyoruz. Rakip geliyor, ben diyeyim 5 kişi siz deyin 10 kişi, tam orta sahayı geçtikleri sırada Uğur Boral çıkıyor sahneye ve en doğru zamanda ve en doğru olan yerde, yanlış hareketi yapıyor.
Faul. Fırtına geçip gidiyor, Uğur'a sarı kart çıkıyor. Olayı kimsenin hatırladığını sanmıyorum ama o maçta gördüğüm en akıllıca işti. İşte bu yüzden seviyorum Uğur Boral'ı.
Monday, 20 October 2008
Futbol sadece futbol değil ki

Söz taşınmaktan açılmışken devam edeyim. Şimdilerde koli ve koli bandı ile meşgul olmaktayız. Bu kısımlar her evin taşınma hali aslında. Farklı olan kamyonet olacak bir miktar. İngilizin memleketinde kendiniz gidip kamyonet kiralayıp eşyanızı taşıyabilirsiniz. Biz de öyle yapacağız bakalım. Kamyonetin içini nasıl değerlendirmek lazım diye oturup düşünmeye başladık bile. Neyi nereye koyarsak en verimli ve en zararsız taşınmayı gerçekleştirmiş oluruz. Akıl oyunu bir anlamda. Dönüp dolanıp bu kelimeye getirmeye çalışıyordum bu taşınma zırvalığını.
Akıl.
Akıllı adamı kolayca anlarsınız. Mantık yürüteni, en doğruyu bulmaya çalışanı uzaktan sezmek kolaydır. Problem çözen adamdır onlar. Genelde mühendis olurlar. Fazla para kazanamaz, problemi çözemeyen zenginlerin daha da zengin olmasına yardım ederler.
Benim kralım bu adamlardır, aklını kullanan adama saygım inanılmaz. Hele bu adamların yeşil sahaya inmişini seyretmek kadar güzeli var mıdır? En güzel golü atmaları gerekmez, en çok parayı da almaları gerekmez ama diğerleri fısıltıyla konuşurken onlar sahada şarkı söylerler.
Onu duyan diğerleri de başlarlar ıslıkla eşlik etmeye, sonra bir bakmışsınız 11 kişi koro olmuş döktürüyor.
Yarın akşam Alex şarkısına başlasın istiyorum, önce Semih katılsın ona, sonra Guiza, sonra Uğur, ve sonra herkes.
Sekerse post olur, sekmiyor!
Yine uzun zaman oldu yazmayalı. Sebep tabi ki ben ve yine tembellik. Buraya mac izledikçe yazıyorum ve aslında mazeretim de bu sıralar pek fazla maç izleyememek. Fenerbahçe'nin son iki maçını da seyretmedim. Biraz hevesim kırılmıştı. İstedim ama seyretmedim. Digitürk webtv aboneliğimin bitmesinin de bunda etkisi var aslında. Önümüzdeki hafta yine tası tarağı yüklenip taşınacağız ve bu benim aboneliği uzatma isteğimi de kırıyor. İnternet bağlantım en az 2-3 hafta olmayacak ve ben bu süre için boşu boşuna LigTV'ye para bayılmak istemiyorum.
Maçları seyredemesem de golleri izledim bu arada. Maçlardaki takımın oyunu hakkında hiçbir fikrim yok neredeyse ve hiçbir spor programını da izlemedim. Zaten izleyemiyorum o ayrı. Bir tek Rıdvan'ın yazısını okudum Kocaeli maçından sonra. Bir de tabi güzel blogları okuyorum, blog ahalisi forumlardan ve çoğu spor yazarından daha fazla sevdiriyor kendini. Sağolsunlar.
Maçları seyredemesem de golleri izledim bu arada. Maçlardaki takımın oyunu hakkında hiçbir fikrim yok neredeyse ve hiçbir spor programını da izlemedim. Zaten izleyemiyorum o ayrı. Bir tek Rıdvan'ın yazısını okudum Kocaeli maçından sonra. Bir de tabi güzel blogları okuyorum, blog ahalisi forumlardan ve çoğu spor yazarından daha fazla sevdiriyor kendini. Sağolsunlar.
Tuesday, 30 September 2008
No Way Out!
Kadro yine korkan bir kadro ama hadi hayirlisi! Mactan sonra burdayim!
Geldim ve gordum ki biraktigimiz gibi aldik. ne diyelim onumuzdeki maclara bakacagiz!
Geldim ve gordum ki biraktigimiz gibi aldik. ne diyelim onumuzdeki maclara bakacagiz!
Sunday, 28 September 2008
Futbolun guzelligi #1
Soz Sivas'a gelince!

Ne zaman Sivas dense benim aklima ilk once kangal gelir. Ne guzel hayvandir. Gorevinin bilincinde olan her mahlukat gibi magrur ve sakin. Gerektiginde de alabildigine vahsi.
Fenerbahce ve Sivas macini seyredemedim. Sadece golleri seyrettim, o yuzden yazacak fazla birseyim yok. Ama istatistiklerin eninde sonunda gercegi yansittigina inanirim. Bu sene deplasmanda ucte uc yaparak degisik bir yuzde yakalamaya dogru gidiyor Fenerbahce.
Bir isik gormek istiyorum, yanima Sivas Kangal alip dolasinca hissedebilecegim guven duygusunu istiyorum. Giden puan olsun, futbolcu olsun ne yazar, sadece su guven olsun yeter.
Subscribe to:
Posts (Atom)
