Showing posts with label karalama. Show all posts
Showing posts with label karalama. Show all posts

Wednesday, 15 April 2009

karalamalar

Yuksel'in yanina oturup bir sigara cikardim. Icmeye niyetim yoktu bu sefer. Sigarayi parcalayip icindeki tutunu avucumda topladim. Koray'in hala kafasi kaniyordu. Tam sag kasinin uzerinde derin bir yarik acilmisti. Avucumdaki tutunu alnina bastirdim. Cani yaniyordu ama biraz onceki siniri gecmisti. Sesini cikarmadan bana bakti. "Abi naaptik biz?" dedi birden. "Bosver Koray" dedim. "Tut su tutunu de dokulmesin". Ulas ayakta dikilmis bizi izliyordu. Koray'in kafasindan akan kana bakamiyordu. "Ozur dilerim abi" dedi. "Otur ulan" dedim. "Seninle birazdan konusacagiz". Ulas gidip Yuksel'in yanina coktu.
Gun yerini hafif bir esintiyle gelen alacakaranliga birakiyordu. Hemen ayaklansak fena olmayacakti. Gokhan birazdan mahallenin butun delikanlilarini toparlayip gelirdi. Kasap Cevat amcanin ciragi Oral'la, bisikletci Murat'i fena pataklamislardi. Murat'la Gokhan kacarlarken arkalarina kufurler savurarak gittiler. Oral'in burnu kanamis, kosacak hali kalmamisti. Sokagin ilerisinde kaldirima birakti kendini.
"Yuksel, git suna bi bak bakayim" dedim. "Ama abi, ya bisey yaparsa". "Yuru, lan ne yapacak baksana eli ayagi tutmuyor, cesmeden su gotur giderken". Yuksel cantasindan bir sise cikarip once cesmeye sonra da Oral'in yanina gitti.

"Hadi kalkin gidiyoruz" dedim. "Burada kalirsak daha kotu olacak"
Ulas'la Koray'in koluna girdik. Oral'la Yuksel'in oturdugu yone dogru yurumeye basladik. Sokagin sonundaki boyaci dukkanini donup camiye dogru yokusu cikarsak pacayi kurtarmistik. Gecerken Oral'a bir de ben baktim. Burnundaki kanama durmustu. Bana ters ters bakip kafasini cevirdi. Yuksel'i de kolundan tutup yurumeye devam ettik.
Pazar gunu sokakta kosturan cocuklar disinda kimseler yoktu. Mehmet abinin berber dukkani disinda kimse dukkanini acmamisti bile. Koray artik daha iyiydi. Artik daha hizli ilerliyorduk. Aksam ezani okunmadan camiye varmak iyi olacakti. Ne kadar kalabalik olursa o kadar iyi. Tam kahvehanelerin onunden gecip caminin onune varmistik ki ezan okunmaya basladi. Ayni anda da kahvelerin diger ucundan Gokhan'la Murat gozuktuler.
Murat'in hemen arkasindan Oral'in kafasi gorundu. Mulazim abi onu omuzlayip meydana kadar getirmisti.

"Simdi sictik" dedim icimden.

Sicmamistik. Ezan sesini duyan koyun yaslilari yavas yavas kahvelerden cikmaya basladilar. Bazilari yururken kafalarina beyaz namaz takkelerini
gecirmeye calisiyordu. Abdestini tutamamis birkac kisi de caminin yaninda yeniden abdest almaya ugrasiyordu. Meydan birden kalabaliklasti. Murat kafasini kaldirip meydani taramaya baslamisti. Bizi ariyorlardi. Hemen Ulas'i ittirerek meydana bakan Ihsan abinin bakkalina soktum. Yuksel de Koray'i kolundan cekistirerek iceri girdi. Ihsan abiye "Bizi gormedin abi" deyip, bakkalin icinden gecip Ihsan abinin stokladigi teneke teneke yaglar ve cuval cuval bakliyatlarin arasindan gecip meydanin arkasindaki sokaga bakan kapindan disari sivistik.

Ne guzel oynuyorduk. Ne diye cikmisti sanki su kavga. Ulas Murat'i tekmeleyip durmasa belki hicbirsey olmayacakti. Murat hincini Yuksel'den, Yuksel Gokhan'dan cikarmisti. Olan Koray'la Oral'a olmustu en sonunda. Halbuki gecen hafta mactan sonra birlikte baklava yemedik mi biz bu adamlarla. Simdi ayikla pirincin tasini.

"Burada ayriliyoruz beyler, kimseye gozukmeden basin gidin evinize, yarin salim kafayla konusuruz"

Thursday, 12 February 2009

Anadolu'dan Gorunum

Gozlerini actiginda gunes dogmak uzereydi. Cemil, yesile calan gozlerini ovusturup yatagindan kalkti. Bahceye cikip ceviz agacinin dibine kucuk abdestini yapti. Anasi uyanmis abdest aliyordu. Ses cikarmadan kardesiyle birlikte uyudugu yatagina geri donup pacalari bir onceki gunku mactan camurlanmis pantolonunu giydi. Lastik ayakkabilarini bir onceki geceden avludaki cesmenin altina birakmisti. Soguk suyun altinda durmaktan buz kesmis lastik ayakkabilari ciplak ayaklarina gecirdi.

Mahallenin kosesinde otuzalti senedir calisan firina kosturup Hikmet amcadan iki somun ekmek kapti. Firindan yeni cikmis ekmek ellerini yakmisti ama aldirmadan ekmegin birinin kosesini kemirerek eve geri dondu. Annesi namazini kilmis kalvaltilik hazirliyordu. Ekmekleri yerdeki sofraya birakirken agzina birkac tane zeytin atti.
Bugun buyuk gundu Cemil icin. Yukari mahalledekilerle mac yapacaklardi. Gecen macta komsulari Necmi amcalarin oglu Hayri bir turlu gol atamayinca Cemil'e gun dogmustu. Bu macta Cemil forvette oynayacak Hayri orta sahaya gececekti. Kalede Savas duracakti. Takimin en siskosu oydu ama toprak olsun tas olsun gol yememek icin kendini yerlere atar dururdu. Hem rakip takimdakiler ondan hep korkarlardi. Defansta Ali'yle Selahattin oynayacakti. Selahattin iyi sayilirdi da, Ali bes para etmezdi. O yuzden defansa koymuslardi onu, gecen haftaki macta da kaptan Huseyin siki sikiya tembihlemisti. "Vur gitsin, daglara taslara, top gecerse bi daha mahallede dolasamazsin ona gore!". Zavalli cocuk ilk iki golde topu sektirince Huseyin'den zilgiti yemisti ama sonra baska hata yapmamisti.
Orta sahada uc kisi vardi. Biri malum kazma Hayri. Digerleri kaptan Huseyin'le, manavin oglu Fikret. Once karpuzlari yakalamaktaki becerisinden oturu Fikret'i kaleye dikeceklerdi ama Savas'in oynayabilecegi bir mevki bulamayinca Fikret orta sahaya yerlestirildi.

Ileri ucta da Cemil.

Cemil, ekmeginin arasina doldurdugu pekmez ve peyniri bir cirpida bitirdi. Son lokma az kalsin bogazinda kalacakti. Cemil'in kahvaltiya kalkan babasi, yemegini duzgun yemeyen oglunun kafasina bir saplak patlatti.
"Arkandan mi kovaliyorlar oglum?"
"Baba macimiz var, antreman yapacagiz"
Adamin gozleri parlamisti. Koyu Fenerli Mehmet usta, oglu dogdugunda kulagina Cemil ismini fisildamak icin bir saniye bile dusunmemisti.
"Ne maci ola ki bu?"
"Yukari mahalleyle baba, ben forvette oyanayacagim"
"Aferin oglum, iyi yap kahvaltini, o zaman cok gol atarsin hem"
Cemil elindeki koca dilim pekmezli ekmegi bir hisimla bitirdikten sonra babasinin soyledigine inanip kardesinin ekmeginden de bir parca koparip yedi.

Yola koyulmadan once cok onemli birseyi unuttugunu farketmisti. Formasi uzerinde degildi. Hala gece uyudugu cizgili mintaniyla dolasiyordu. Yeniden yataginin basina gidip yastiginin altinda duran formasini cikardi. Annesinin uc bes capittan diktigi sari lacivert formayi ustune gecirince bacaklarinin daha da guclendigini, gogsunun daha da kabardigini hissetti.

Artik buyuk maca hazirdi.