Saturday, 29 November 2008

1988-2008






1. Toni Schumacher
2. Ismail Kartal
3. Senol Ustaomer
4. Nezihi Tosuncuk
5. Mujdat yetkiner
6. Turan sofuoglu
7. Hakan tecimer
8. Ridvan dilmen
9. Hasan vezir
10. Oguz cetin
11. Aykut kocaman


1. Rade Zalad,
2. Riza calimbay
3. Kadir Akbulut
4. Recep Cetin
5. Gokhan Keskin
6. Ulvi Guveneroglu
7. Sifo Mehmet
8. Zeki Onatli
9. Ali Gultiken
10. Metin Tekin
11. Feyyaz Ucar


Fenerbahce dogru bir kadro Besiktas yanlis bir kadroyla basladi maca. On libero sayisini ikilememek belki de Fenerbahce'nin yapacagi en iyi hareketti ve bunu Aragones sahaya cikardigi onbirle gosterdi. Mustafa Denizli'in ise Bobo ve Holosko'yu ilk onbirde sahaya cikarmamasi garip geldi bana. Fenerbahce'nin Avrupa ve Turkiye liginde gosterdigi ustun performanstan urkmus olmali(!).
Rustu'nun yan toplardaki basarisizligi ve Selcuk'un yan toplardaki boy/vurus ustunlugu, bilinen seyler. Buna Besiktas, mac oncesi ne kalecisini uyararak ne de yan toplarda ekstra onlem alarak cevap verdi. Ilk gol cok bariz bir defans ve kaleci hatasiydi. Bunu kenara yazalim.
Golun bu kadar cabuk gelecegini tahmin etmiyordum, Besiktas orta sahasi ve ileri ucu cok da kotu baslamamisti maca, Serdar, Delgado ve Nobre hizli paslarla Fener savinmasini delmeye calistilar ama Selcuk bu sefer iyi gunundeydi, Edu ve Lugano ile iyi anlasti. Carlos ile Gokhan da hem ileri ucta heraketliydiler hem de savunmada guven verdiler.

Besiktas'in golune gelecek olursak, uzunca anlatilamayacak kadar hizli ve bence bir o kadar da guzel bir atak ve gol oldu, Rustu'nun vurusunda Delgado vurmaya calisti ya da birakti ama top gidebilecegi en guzel yere gitti ve Ekrem cok guzel bir pasla ceza sahasi icerisinde, eski takimi, yeni takimi, Avrupa takimi, Anadolu takimi tanimayan ve yer tutusu ve son vuruslari ile Turkiye'ye gelmis en verimli golculerden birisi olan Nobre'nin basit ve bir o kadar da duzgun vurusuyla esitlik saglandi.

Mac basladiktan sonra Besiktas defansinin bir sekilde Guiza'yi kaciracaklarini dusunuyordum ve topun yerden sekmesiyle Volkan belki hayatinin en guzel gol pasini vermis oldu. Guiza vurusu yapmadan once dusunecek,tasinacak, vazgececek, yeniden dusunecek, tasinacak kadar vakit buldu topa vurmak icin ve Rustu'yu cok akillica avladi. Daha onceki maclardaki gibi kalecinin uzerine giden sert bir vurus yapmadigi icin sukur demek lazim.

Sonrasi icin ise macin daha da guzel gececegi ve daha fazla gol olacagini dusunurken, Bunyamin Gezer bana gore gereksiz yere Cisse'ye ikinci sariyi gosterdi. Bu dakikadan Mustafa Denizli'nin Holosko'yu alip defanstan Zapo'yu cikarana kadar cok durgun bir mac oldu ama Fenerbahce'nin bu maci almasi icin kesinlikle iki farki yakalamasi ve rahatlamasi gerekiyordu. Besiktas on kisi olmasina ragmen macin sonucu ne olur tahmin etmek imkansizdi bence. Holosko girince Besiktas iyice gevsedi, hem Fenerbahce dortlusunu gecemediler hem de geride daha fazla pas hatasi yapip Fenerbahce'ye harcamasi icin cokca firsat verdiler. Yine de son duduk calana kadar 3 puan yazamadim hesap listeme.

Zevkli ve cekismeli macti, Cisse atilmasaydi cok daha gollu bir mac olurdu. Aragones'in kurdugu takimi ve oyuncu degisikliklerini begendim, uzun zamandir ilk kez maca mudahale ettigini, uzun zamandir ilk kez bir gole sevindigini, bir digerine uzuldugunu, duygusal bir tepki verebildigini gordum. Sevindim.

Not: Yirmi sene onceki kadrolar efsane isimlerle dolu, simdi olsalardi ne yaparlardi acaba.

No comments: