Tuesday, 25 November 2008

Quaresma'ya 1, Porto'ya 2

Sampiyonlar Ligi baslamak uzereyken Porto ile ilgili geyikler donup duruyordu, bircok yerde gecen bahsi hatirlarsiniz.
Efendim Porto'nun Fener'e en buyuk kiyagi oldu bu, Porto futbolcusu Quaresme'yi verdi Inter'e Fener'e gun dogdu.
O zaman ben de vay be, iyi olmus demistim kendi kendime, sonra lige ve ardindan Sampiyonlar Ligine basladik.
Sonuclar malum, sonuclardan ote, ortaya konan futbol daha da malum. Simdi oturmus dusunuyorum, isyerinde
etrafimda futbolun dogdugu ulkenin insanlarina da caktirmadan kendi dilimde yaziyorum, gecen sene oynadigimiz maclar geliyor aklima.
Kimlere karsi oynadik gecen sene, Inter, Sevilla, Chelsea. Kimler vardi o takimlarda, hangi dunya yildizlari , ve biz Avrupa'da soz sahibi olamamis bir takimdik.
Ama hic bas egmedik, hic umidimizi yitirmedik oynarken. Hangi motivasyonla oynadi futbolcular hicbir fikrim yok ama gecen sene inanilmazdi.
Bu sene "Fenerbahce'de gulunce problem oluyor" diye aciklama yapan Kazim, gecen sene Chelsea macinda attigi golden sonra "Hocamiz devre arasinda, karsi takim futbolcularinin sizden bir farki yok cikin oyununuzu oynayin" diye aciklama yapiyordu. Yine dusunuyorum, Zico'nun futbolcusuna soyledigi bu cumleyi. Belki cok klasik bir motivasyon cumlesi olabilir ama eninda sonunda
sahaya inenlerin hepsi insan. Yoksa Lugano'nun gecen sene Drogba'yi tutabilecegine inanir miydiniz? Ama tuttu.

Ilk macimizda Porto'ya yenildigimizde, grubun en zayif takimi oldugunu dusunuyordum, halen de ayni seyi dusunuyorum.
Eger gaz ve toz bulutu evrenin olusumundaki etkisini bizim uzerimizde de gosterirse, o zaman bugun Fenerbahce, Porto'lu futbolculara, mac sonunda Carlos'un formasini almanin verdigi sevincten baska birsey yasatmayacaktir.

[edit]: baska sevincler de yasattik adamlara, canimiz sagolsun...

No comments: