Izmir'e tasindigimiz sene ya da bir sene sonrasiydi sanirim. 91 ya da 92. Rahmetli babam Konak'taki kapi karakolunda calisiyordu o zamanlar. Abim universitedeki ilk yilini gecirmekle mesguldu ve ben de ergen insan olarak annemin basini agritmakla ugrasiyordum bol bol.Abimin Istanbul'dan Izmir'e tatile geldigi zamanlarda Konak'taki saat kulesi ile Konak Pier arasinda kalan bir yerde bir bilgisayar dukkanina gider ekranlarina bakar dururduk. IBM'di bilgisayarlar. Ekran koruyuculari miydi bilmiyorum abimle bizi ceken ama uzun uzun bakar dururduk vitrine.
Sonra nasil oldugunu bilemedigim bir sekilde bana bir Commodore 64 aldirmayi basarmistim babama. Abim sonralari ailede ilk bilgisayar sahibi kisinin kendisi olmamasindan dolayi kizmisti biraz. Benim Commodore 64'u bilgisayar olarak kullandigim da soylenemezdi gerci. Suruyle oyun bulup ya da kopyalayip oynamakla mesguldum. Yeni gencligin pek hatirlamayacagi, ustun stereo kaset teknolojisiyle, oyunlar bir bir cogaltilabiliyordu o zamanlar. Zeki Muren kasedinin uzerine EHY Int Soccer kaydedip arkadasiniza verebilirdiniz yani:)
Abimle birlikte oynadigimiz bir oyun da Bobsleigh'di o zamanlar. Yuzlerce abuk sabuk oyunun arasinda o da ilgimizi cekmis olmali ki uzun bir sure mesgul etti bizi. Baslangic cizgisinde adamlari kosturup belli bir noktaya gelmeden kizaga bindirip sonra da yol boyunca sag sol yaptirip bitis cizgisine varmaya calisiyorduk. Birbirimizin yaptigi zamanlari gecmekti tum amacimiz. Bunun icin de iyi bir refleks, saglam bir sag kol ve iyi manevra kabiliyeti gerekiyordu. Yaris ekranda beliren Ready-Steady-Go siralamasinin sonuncusuyla baslardi ve ekranda Go cikmasiyla sizin joystick'i ileri geri sallamaya baslamaniz arasinda milisaniyler olmaliydi, yoksa adaminizin kizagi itmeye baslamasi gecikir ve yarisa iyi baslayamamis olurdunuz. Bu joystick sallama islemi neredeyse kolunuza kramp girecek kadar uzun sure devam eder ve sonunda adamlari kizaga bindirebileceginiz son noktaya gelirdiniz. O anda eger kizaga binemezlerse, is biter, kizak bir yana adamlar baska bir yana gider. Adamlar kizaga atladiktan sonra ise her viraji duzgun almaya calisip durursunuz. Yanlis girerseniz ucar gidersiniz.
Abimi gececegim diye joysticki az paralamamistim o zamanlar. Kim daha iyiydi simdi hatirlamiyorum, bir sonraki abi kardes muhabbetimde sorup ogrenmeye calisirim artik.
Butun bunlar da bugun izledigim BBC'de Bobsleigh Challenge diye bir programdan dolayi aklima geldi bu arada. Ingilizlerin kasfettigini ogrendigim bu spor icin kimisi bisikletci, kimisi yuz metre kosucusu birkac Ingiliz atletini alip 2 hafta boyunca egittikten sonra Ingiltere secmelerine sokuyorlar. Bizim abimle joystickle sadece bilegimizi calistirdigimiz bu sporun aslinda ne kadar zor ve tehlikeli oldugunu gorup bir kez daha saygi duydum adamlara.
Izlemek isterseniz BBC iPlayer'da bir linkini bulursunuz sanirim ya da en saglami Youtube heralde ama asagiya bu programin haberiyle ilgili bir link koyuyorum. Ilgisini ceken olursa buyursun diye.
http://news.bbc.co.uk/sport1/hi/other_sports/winter_sports/7871928.stm
No comments:
Post a Comment